TAEK
TAEK
TAEK
 
 
 
Google Web TAEK
 
TAEK
Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi


Araştırma Faaliyetleri

ÖLÇÜM VE ENSTRÜMANTASYON BÖLÜMÜ

ANALİTİK ÖLÇÜM VE ANALİZ BİRİMİ

 

1. Doğu Akdeniz ve Karadeniz Atmosferinde Gözlenen Yüksek Kirletici Düzeylerine Neden Olan Emisyon Bölgelerinin Belirlenmesi

Bu proje ile Akdeniz, Ege ve Karadeniz üzerinden ülkemize taşınan kirleticilerin belirlenmesi ve ölçülmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Akdeniz kıyıları, Ege kıyıları, Doğu ve Batı Karadeniz kıyılarında ODTÜ’nin hava numune alma istasyonlarından alınan filtreler XRF spektrometresi ile analiz edilip sonuçlar değerlendirilmektedir. Ölçülen element ve iyon konsantrasyonları Avrupa’daki mevcut diğer verilerle karşılaştırılarak bölgenin kirlilik yükü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Element ve iyon konsantrasyonlarında görülen kısa (günlük) ve uzun (mevsimsel) değişimlerin belirlenmesi ve bunların nedenlerinin araştırılması, ölçülen parametre konsantrasyonlarında 10 yıl boyunca görülen eğilimlerin (trend analizi) değerlendirilmesi çalışmaları yapılmaktadır.

2. Akdeniz Bölgesindeki Kültürel Varlık Eserlerin Korunması İçin Nükleer Tekniklerin Kullanılması

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından desteklenen bu projede Akdeniz bölgesindeki ülkelerde kültürel mirasın nükleer tekniklerle korunması amacıyla ülke içerisindeki ilgili kuruluşları bir araya getirmek, Nükleer Teknikleri yaygın olarak kullanmak ve bu alandaki uluslararası standartlaştırmayı sağlamak konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Nükleer Teknikler kullanarak tarihi eserlerin malzemelerinin, hammaddelerinin, üretim teknolojisinin, önceden yapılan değişikliklerin ve restorasyonlarının tanımlanması, sahteciliğin belirlenmesi ve çevre etkilerinin incelenmesi bu projenin kapsamını oluşturmaktadır.

3. Endüstriyel Atık Suların Radyasyon Prosesi Teknolojisiyle Arıtılması 

Bu projede endüstriyel atık suların gama ışınları ve/ veya elektron demeti kullanımıyla arıtılması sağlanarak radyasyon teknolojisinin tanıtımı ve bu alandaki uygulamaların yaygınlaştırılması amaçlanmıştır. Proje kapsamında Afyon alkaloid, tekstil ve PCB’nin (poliklorlu bifeniller) atık sularının gama ışınları ve/veya elektron hızlandırıcısı ile doğrudan ışınlanarak ya da yardımcı tekniklerin birlikte kullanılarak arıtma işleminin gerçekleştirilmesi, kimyasal karakterizasyon, biyolojik arıtılabilirlik ve toksik özelliklerinin belirlenmesi çalışmaları yapılmaktadır.

Aynı zamanda gerek bu projelerde gerekse nükleer teknoloji alanında ihtiyaç duyulan her türlü kimyasal analiz ve ölçüm bu birimde yapılmaktadır.

RADYOAKTİVİTE ÖLÇÜM VE ANALİZ BİRİMİ

1. 20.11.2002 Tarihli “ Çevresel Radyoaktivitenin Belirlenmesi Amacıyla TAEK ile Çevre ve Orman Bakanlığı arasında Yapılacak İşbirliğine dair Protokol” çerçevesinde Kurumumuza Çevre Orman Bakanlığı tarafından iletilen, çeşitli il ve ilçelerin içme ve kullanma sularında toplam Alfa/Beta radyoaktivite analizleri ve  Trityum (H-3) analizleri, toprak numunelerinde ise gama radyoaktivite analizleri yapılmaktadır. Böylece çevresel radyoaktivite izleme veri tabanı oluşturulmasına katkıda bulunulmaktadır.

2. Avrupa Birliğinin “Toplumun Radyasyona Maruz Kalma Seviyelerinin Değerlendirilmesi Amacıyla Çevre Radyoaktivite Düzeylerinin İzlenmesine İlişkin 08.06.2000 Tarihli Komisyon Tavsiye Kararı” doğrultusunda Türk toplumunun gıda tüketim alışkanlıkları yanında radyasyon riski taşıyabilecek gıda maddeleri, et, süt ve süt mamulleri, sebze, meyve, çayır ve meralar izleme programına alınmıştır. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen numunelerde radyoaktivite analizleri yapılmaktadır.

3. “Sinop Nükleer Teknoloji Merkezi, İşletme Öncesi Radyolojik ve Radyolojik Olmayan  Çevresel İzleme Programı” kapsamında içme suları, toprak, gıdalar, hayvan yemi ve sütte radyoaktivite analizleri yapılmaktadır.

TEKNOLOJİ BÖLÜMÜ

MALZEME BİRİMİ

Yapay ve Doğal Dozimetrik Malzeme Araştırılması, Geliştirilmesi, ve Dedektör Malzemesi Çalışmaları ile Doz Ölçüm Tekniklerinin Uygulamaları” projesi kapsamında

  1. Gama ? – radyasyonunun tıpta kullanılan ilaçlara etkisini incelemek ve dozimetrik özelliklerinin araştırılması,
  2. Nötron detektörlerinde kullanılan MgB2 süperiletken malzemesi üzerinde karakterizasyon çalışmaları yapılmaktadır,
  3. Dozimetretrik özellik gösteren malzemelerin araştırılması ve geliştirilmesi,
  4. Arkeolojik ve Jeolojik numunelerin ESR tekniği ile yaş tayini çalışmaları yapılmaktadır.

DOZİMETRİ BİRİMİ

Yapay ve Doğal Dozimetrik Malzeme Araştırılması, Geliştirilmesi, ve Dedektör Malzemesi Çalışmaları ile Doz Ölçüm Tekniklerinin Uygulamaları”projesi kapsamında

a) Işınlanmış Gıdaların Tespitine yönelik olarak selüloz, şeker ve kemik içeren ışınlanmış gıda örneklerinin ESR tekniği  ile tespiti çalışmaları,

b) Jeolojik, arkeolojik ve antropolojik  örneklerin ESR ve TL/OSL teknikleri  ile tarihlendirilmesi konularında araştırma ve uygulama faaliyetlerin yürütülmesi,

c) Dozimetre Amaçlı Malzeme Geliştirilmesi çalışmaları yapılmaktadır.

UYGULAMA BÖLÜMÜ

GIDA BİRİMİ

1. Işınlanmış Gıdalarda Patojen Mikroorganizma Tespiti için Genetik Metotların Geliştirilmesi:

Işınlama işlemi sonrası hijyenik kalitede indeks bakteri ve bakteri grupları ile önemli gıda kaynaklı patojen mikroorganizmaların belirlenmesinde en duyarlı, ucuz ve hızlı sonuç veren mikrobiyolojik, immunolojik ve genetik analiz metotlarının geliştirilmesi, ışınlanmış gıdalarda patojenlerin tespitine yönelik yapılan analizlerin maliyetinin azaltılması ve güvenilir analiz yöntemi kombinasyonlarının oluşturulması amaçlanmaktadır.

2. Işınlanmış Gıdaların Tespiti:  

Gıdaların ışınlanıp ışınlanmadığının tespiti için CEN Avrupa Komisyonu Standartlarının uygulamaya konulması, standartların akreditasyonunun sağlanması ve yapılacak ölçümlerin uluslararası seviyede belgelendirilebilmesi amaçlanmaktadır.

3. Narenciye Grubu Meyvelerde Karantina Amaçlı Işınlamanın Gıda Kalitesi ve Hijyeni Üzerine Etkisinin Araştırılması:

İhracatta önemli yeri olan narenciye grubu meyvelerde (portakal, mandarin, greyfurt) ışınlama teknolojisi ile hasat öncesi ve sonrası karantina zararlılarından Akdeniz meyve sineğinin kontrol altına alınması, ışınlanmış meyvelerde mikrobiyolojik, kimyasal ve duyusal kalite kriterlerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.

TIP BİRİMİ

Radyasyon  Mikrobiyolojisi  Araştırma Faaliyetleri  

Tek Kullanımlık Tıbbi Malzemelerin Radyasyonla Sterilizasyon Dozunun Tespiti konusunda uygulama, araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütülerek, konunun önemi ve hassasiyeti konusunda üretici firmaları ve denetçi konumundaki resmi kuruluşları bilgilendirmektedir.  Uygulanacak sterilizasyon dozu, ürün üzerindeki mikrobiyal yüke, bu yükün radyasyon direncine ve istenilen sterilite temin seviyesine (SAL= 10-6) bağlı olarak seçilir. Ayrıca üretici firmalara rutin olarak “Bioburden” ve “Sterilite” test hizmetleri de verilmektedir.

Moleküler Genetik Araştırma Faaliyetleri  

Radyasyon cevabının moleküler biyolojik markerları, potansiyel olarak radyasyon tedavisinin ilerleyişini izlemek için kullanılabilir. Radyasyona maruz kalma biyomarkerları bir radyolojik kazanın ardından potansiyel olarak maruz kalmış populasyonların bireylerinin izlenmesinde de önemli bir araç olabilir. Sitogenetik analizlere dayananlar gibi mevcut olan radyasyona maruz kalma biyomarkerları hızlı sonuçlar vermez. Bu nedenle radyasyon maruziyeti için hızlı, otomasyona-uygun, non-invazif testlerin geliştirilmesine artan bir ilgi vardır. Laboratuvarımızda yürütülen çalışma kapsamında kullanılan Comet assay veya diğer adıyla tek-hücre jel elektroforezi tekniği ile radyasyonun DNA’ya verdiği hasarı çok kısa sürede tespit etmek mümkündür. Herhangi bir olası kaza anında Comet tekniğini kullanarak çok kısa sürede populasyon taraması yapılarak oluşan hasar tespit edilecek ve kişiler doğru tedavi ve koruma programlarına yönlendirilebilecektir. Aynı zamanda nükleer santraller vb. yerlerde radyasyonla çalışan kişilerde rutin olarak tarama yapılarak radyasyon maruziyetinin herhangi bir hasar oluşturup oluşturmadığı tespit edilebilecektir.

Hücrelerin DNA-hasarına yol açan iyonize radyasyona maruz kalması, çoğunluğunun gen ifadesinde değişiklikler ile sağlandığı, oldukça karmaşık biyolojik cevapların oluşmasına yol açar. Yüksek hızla sonuç veren gen ifadesi taramalarındaki son gelişmeler ile insan periferal kan lenfositlerinde radyasyon maruziyetinin zamanlaması ve dozu ile bağlantılı gen ifadesi profillerinin geliştirilmesi mümkün olabilecektir. Böyle bir gen setinin tanımlanması potansiyel olarak radyasyona maruz kalmış populasyonların daha hızlı ve non-invazif kontrolünü olası kılabilir. Laboratuvarımızda yürütülen bu çalışma ile de real-time pcr kullanılarak gen ekspresyon profillerinin biyodozimetre olarak kullanımı için araştırmalar sürdürülmektedir.

İnternal Dozimetri Araştırma Faaliyetleri  

Nükleer santraller, nükleer araştırma merkezleri gibi radyoaktif maddelerle çalışılan işyerlerinde çeşitli sebeplerden dolayı çalışanlar, radyoaktif maddelerden kaynaklanan ışımalara maruz kalmakta veya radyonüklidlerle kontamine olabilmektedirler. Vücuda alınan radyasyon dozunun en erken dönemde hesaplanması ve çalışanların güvenliğinin takip edilmesi için. internal dozimetri laboratuvarı kurulmuştur. İnternal dozimetri laboratuvarı tüm vücutta , organlarda ve dokulardaki radyonüklid düzeylerini tespit etmek ve vücuttan atılım oranlarını takip ederek vücuttaki radyonuklid oranını belirleyerek ve arınma sürelerini belirlemeye çalışır. Bu sayede en erken dönemde medikal müdahalenin başlatılmasına yardımcı olur. Çalışanların uluslararası ve ulusal  standartlara uygun çalıştığının gösterilmesi açısından önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

HAYVANCILIK BİRİMİ

Hayvansal ve Bitkisel Ürünlerde Radyonüklidlerin (I131, Cs137, Sr90) İzlenmesi ve Besin Zincirine Geçişlerini Azaltan Stratejilerin Geliştirilmesi  

Herhangi bir nükleer/radyolojik kaza veya tehlike durumu sonrasında, hayvansal ve bitkisel ürünlerde oluşabilecek radyoaktif bulaşmanın boyutlarının insan sağlığı ile çevre üzerindeki etkilerinin kısa veya uzun dönemde doğru şekilde belirlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışma ile, Ülkemizin farklı bölgelerindeki hayvansal ve bitkisel ürünlerde, hayvan yemlerinde, su ve toprak örneklerinde radyonüklitlerin izlenerek mevcut durumun tespiti, bu ürünlerin tüketimi yoluyla geçişlere ilişkin sayısal veri oluşturulması, bugünkü, gelecekteki ve geçmişteki bazı dönemlerin değerlendirilmesi ve olası kaza durumları için kısa veya uzun dönemde alınabilecek önlemlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin Naklinde Rol Oynayan Hyalomma spp’nin Steril Böcek Tekniği (SIT) Kullanılarak Kontrolü  

Steril Böcek  Tekniği (SIT), böceklerin kimyasal madde kullanmaksızın kontrolü veya ortadan kaldırılmasını sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntemde böcekler gama radyasyon ile kısırlaştırılırlar (steril hale getirilirler). Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin en önemli vektörlerden biri olan Hyalomma soyuna bağlı kenelerdir. Bu projede  Steril Böcek Tekniği kullanarak kenelerin baskılanması ve bu sırada elde edilen sonuçlar ışığında genel olarak Türkiye’de bulunan kenelerin kontrol altına alınmasını sağlayacak, Steril Böcek Tekniğine dayalı bir mücadele protokolünün ayrıntılarıyla ortaya konması amaçlanmıştır.

Biyohidrojen üretimi ile ilgili çalışmalar 

Günümüzde hidrojen başlıca; elektroliz, fosil yakıtlar veya doğal gazın buharla muamelesi yöntemleri ile üretilmektedir. Uzun dönemde ise, tercihan, yenilenebilir elektrik (su-rüzgar gücü gibi) ile suyun elektrolizi veya biyolojik üretim gibi yenilenebilir kaynaklardan üretilebilecektir. Bu şekilde elde edilen hidrojen, yüksek verimli yakıt hücrelerinde elektriğe çevrilebilmektedir. Biyolojik yollarla hidrojen üretimi teknolojisi, karanlık fermentasyon ve fotobiyolojik olmak üzere esas olarak iki grupta toplanmaktadır. Birimimizde yapılacak çalışmalarla, karbonhidrat içeriği yüksek organik maddelerin mikroorganizmalar aracılığı ile hidrojen gazı üretiminde kullanılması, ayrıca bu mikroorganizmaların gama radyasyonuna tabi tutularak hidrojen gazı üretim kapasitelerinde oluşabilecek değişikliklerin araştırılması  amaçlanmıştır.

TARIM BİRİMİ

1. Kültür Bitkilerinde Mutasyon Islahı 

Bitki tür ve çeşitlerinde radyasyonun etkilerinin belirlenmesi, belirlenen uygun ışınlama dozu ile yapılacak ıslah projesinde farklı çevre koşulları ve pazar istekleri doğrultusunda yeni mutant çeşitlerin geliştirilmesi, geleneksel ıslah çalışmalarında uzun süren ıslah sürecini kısaltmak ve meydana getirilen genetik farklılığı moleküler seviyede tespit etmek amacıyla ileri biyoteknolojik yöntemlerin kullanılması ve bu tekniklerin kültür bitkilerine adapte edilmesi bu projenin kapsamını oluşturmaktadır.

2. Nükleer ve İleri Tekniklerin Toprak Verimliliği ve Bitki Beslemede Kullanılması:

 Bitkilere tatbik edilen gübrelerin etkinliklerinin belirlenebilmesinde etiketli gübreler (15N, 32P  gibi) kullanarak optimum azot dozlarının belirlenerek verimin artırılması böylece gübrelerden tasarruf sağlanması, değişik sulama sistemlerinde bitkilerin su kullanma miktarlarının nötron prob ile belirlenip sudan tasarruf  sağlanması, 15N etiketli gübre kullanarak baklagillerin havadan fikse ettikleri N2  miktarlarının tespiti, 15N etiketli gübre kullanarak bitki, toprak ve taban sularının nitrat bakımından  kirlenmesinin azaltılması ve önlenmesi ve 13C/12C tekniğin kullanıp toprak organik madde miktarı artışının tespit edilmesi çalışmaları yapılmaktadır.

3. Nükleer ve İlgili Tekniklerle Tarımsal Ürünlerde Bitki Koruma Problemlerinin Çözüm Yolları  

Tarımda kullanılan insektisitlere karşı kazanılan direncin belirlenmesi, insektisitlerin hedef alınmayan organizmalara etkileri ve depolanmış ürünlerdeki zararlıların ışınlanarak öldürülmesi, tarımsal ürünlerde zarar yapan böceklerde insektisitlere karşı oluşan dayanıklılığın mekanizmasının 14C-insektisit kullanılarak belirlenmesi ve böcek vucudundan insektisidin atılması konularında çalışmaların yapılması, tarım ürünlerinde hastalıklara karşı radyasyonun savaşım yöntemi olarak kullanılması, verim kaybına neden olan mikroorganizmaların kontrol edilmesi ve depolama esnasında üründeki mikotoksin oluşumunun engellenmesine yönelik çalışmaların yapılması, mutant bitki populasyonlarının, hastalık etmenlerine karşı dayanıklılık reaksiyonlarının belirlenmesi, tarımsal ürünlerde ve bunların işlenmiş ürünlerinde radyoizotop izleme ve kromatografik teknikler kullanılarak, ekstrakte edilebilir ve bağlı pestisit kalıntılarının saptanması, 14C-pestisit kullanılarak, pestisitlerin bitkide ve  topraktaki davranışları veya metabolizma bilgilerine ulaşılmasına yönelik  çalışmaların yapılması ve Kalite Kontrol ve Kalite Güvence (QC/QA) sistemi kapsamında, 14C-pestisit kullanımının önemini avantajlarını göstermeye yönelik araştırmaların yapılması amaçlanmıştır.

ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME BÖLÜMÜ

FİSYON BİRİMİ

3 x 592 GBq Am-Be Nötron Hücresinde Nükleer Veri Ölçümleri

Nötron Çalışmaları Laboratuvarında  kurulan ve her biri 592 GBq aktiviteye sahip üç adet 241Am-Be nötron kaynağından oluşan nötron ışınlama hücresi ve bu ışınlama hücresiyle bağlantılı gama spektrometresi kullanılarak nötron ortamında kullanılan nötron eşik dedektörlerinin tesir kesitlerinin, fisyon tesir kesitlerinin, termal ve epitermal nötron etkileşme tesir kesitlerinin ölçümleri; termal, epitermal ve hızlı nötron akı ölçümleri; aktinitlerin ve fisyon ürünlerinin gama yayınım olasılıklarının ölçümleri; orta ölçekte nötron aktivasyon analizi ve elementel dedeksiyon limiti araştırmaları ve değişik sayım geometrileri için dedektör verim kalibrasyonu çalışmaları yapılmaktadır.

FÜZYON BİRİMİ

ODAK-3K cihazı ile plazma ve füzyon çalışmaları

Füzyon Laboratuvarında ODAK-3K isimli ve 3 kJ maksimum enerji kapasitesine sahip bir plazma cihazı tasarlanarak yapılmıştır. Cihaz, gerek plazma çalışmalarında, gerek termonükleer füzyon çalışmalarında kullanılmaktadır. ODAK-3K cihazı; merkezde bir anot ve onu silindirik olarak çevreleyen 12 katot çubuktan oluşan, kapalı hacimli silindirik bir cihaz olarak tasarlanmıştır. Cihaz, 3-12 Torr gibi düşük basınç altında, yüksek yoğunluklu plazma oluşturma ve kendi oluşturduğu manyetik alanda plazmanın hızlandırılıp anot önünde sıkıştırabilme kabiliyetine sahiptir. Bu yolla, ağır Hidrojen olarak da bilinen Döteryum gazı ile Döteryum-Döteryum nükleer füzyon reaksiyonu gerçekleştirilmekte; reaksiyon sonucunda elde edilen nötron ve protonlar, CR-39 iz detektöründe görüntülenmektedir. Ardışık yapılan deneylerde, ortalama olarak 107 (15 kV) tane nötron ve proton üretilebilmektedir. Bu türden füzyon reaksiyonlarında Döteryum hafif çekirdekleri birbirine kaynaşarak Helyum ve Trityum (Hidrojenin daha ağır formu)’u oluştururken, 2.45 MeV-3.02 MeV’lik enerjilere sahip nötron ve protonlar elde edilmektedir.

HIZLANDIRICI FİZİĞİ BİRİMİ

CERN Hızlandırıcıları ve Uygulamaları Projesi  

Hızlandırıcı Fiziği Birimi’nde, TAEK tarafından desteklenen CERN Hızlandırıcıları ve Uygulamaları projesi kapsamında “CLIC-LHC Bazında Elektron-Proton ve Elektron-Çekirdek Çarpıştırıcıları” ve “CLIC Çarpıştırıcısında Demet Dinamiğinin Fizik Araştırmalarına Etkisi” isimli alt projelerde, elektron-pozitron, elektron-elektron, gama-elektron çarpışma seçenekleri ile QCD araştırıcısı, elektron-proton, gama-proton elektron-çekirdek, gama-çekirdek çarpışma seçenekleri konularında araştırmalar yapılmaktadır.

Siklotron Projesi  

15 –30 MeV enerjili proton hızlandırabilme kabiliyeti olan siklotron tipi hızlandırıcı ile ülkemizin ihtiyacı olan ve teşhis ile tedavi amacıyla kullanılan radyofarmasotiklerin üretilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca özel olarak düzenlenmiş bir demet hattı ile temel nükleer ve uygulamalı araştırmaların  yapılabileceği bir projedir.

Araştırma için ayrılan demet hattı ile çalışılabilecek konulardan bazıları aşağıdaki verilmiştir.

- PIXE (Particle Induced X-Ray Emission)
- PIGE (Particle Induced Gamma Ray Emission)
- Charged Particle Activation Analysis (CPAA)
- IGISOL (Ion Guide Isotope Separator On-Line)
- NAA (Neutron Activation Analysis)
- PGNAA (Prompt Gamma Neutron Activation Analysis)
- NRA (Nuclear Reaction Analysis)
- Co-57 Production and Applications

BNCT Projesi  

“Bor Nötron Yakalama Terapisi için Bor İçeren Polimerik Taşıyıcı Bileşiklerin Sentezlenmesi ve Laboratuvar Koşullarında Denenmesi”  projesi kapsamında hızlandırıcıya dayalı nötron kaynakları üzerine araştırmalar yapılmaktadır.

POLİMER KİMYASI BİRİMİ

Borla Nötron Yakalama Terapisi için Bor İçeren Polimerik Taşıyıcı Bileşiklerin Sentezlenmesi ve Laboratuvar Koşullarında Denenmesi

Bu projenin amacı, birçok ülkede aktif olarak araştırılan iki bileşenli radyasyon tedavi yöntemi olan Borla Nötron Yakalama Terapisi (BNCT) konusunda ülkemizde TAEK bünyesinde bir odak noktası oluşturmak, uluslararası araştırmaların takibiyle bor içeren yeni taşıyıcı bileşikler sentezlemek, BNCT uygulamalarının yapılabileceği nötron kaynakları ile ilgili araştırmalar yapmak ve SANAEM’de kurulacak proton hızlandırıcı tesisinden elde edilebilecek nötron kaynağı ile ilgili BNCT’nin ön hazırlık uygulamalarını başlatabilmek için gerekli olan altyapıyı oluşturmaktır. Polimer Kimyası Birimi’nde bu proje kapsamında ilk önce suda kolay çözülebilen bor içeren polimerler sentezlenecektir. Polimerlerin biyouyumluluğunu artıracak ve hücre içine girişini kolaylaştıracak ajanlar ve daha sonra bu moleküle tümör hücresine seçimli yönelimi sağlayacak gruplar takılacaktır. Sentezlenen ve karakterize edilen polimerik taşıyıcıların hücre kültürlerinde hücreler ile etkileşimleri incelenecektir.

RADYASYON ALGILAMA SİSTEMLERİ BİRİMİ

Geiger-Müller cihazı üretilmesi

Yaklaşık 1000V DC gerilim civarında çalışan GM tüpleri üretilmiştir. Diğer taraftan yükselteç, Schmitt tetikleyici, karşılaştırıcı ve sinyal üreteci ünitelerinden oluşan bir devre ile  yine mikroişlemcili başka bir devre tasarlanıp üretilmiş ve GM tüpleri bu devrelere bağlanmıştır. Tasarlanıp üretilen bu prototip kitler ile arkafon seviyesi üzerindeki gama radyasyonu, cihazların ürettiği bir ses ile anında tespit edilmektedir. Bu prototip kitleri ve GM tüpleri geliştirme çalışmaları devam etmektedir.

TAEK
TAEK