A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - T - U - V - Y - Z
Hidrojen atomları yerine döteryum atomlarının oksijen atomuyla birleşmesinden oluşan su molekülüdür.
Bütün vücudun düzgün olarak ışınlanması halinde, bir dokuda veya bir organda meydana gelen eşiksiz etkilerin neden olduğu hasarın bütün vücutta meydana gelecek eşiksiz etkiler nedeni ile ortaya çıkan hasara oranıdır. Ağırlık faktörleri toplum üyesi kişiler ve radyasyon işçileri için aynı olup etkin eşdeğer doz hesabında kullanılır.
Bkz. Hızlandırıcı.
Fonksiyonunu yerine getirmesi, dış bir uyarana (mekanik, elektriksel) bağlı olan ve sistemin çalışmasını aktif bir şekilde etkileyen bileşendir.
Jeolojik geçmişte bir hareketin varlığının kanıtlanıp kanıtlanmamasına bakılmaksızın, kendine özgü sismik aktivite veya potansiyeli gösteren faydır.
İçerisinden deprem enerjisinin boşaldığı hacmin ağırlık merkezidir.
Önemli bir sismik aktivite veya yakın geçmişte herhangi bir jeolojik hareket izleri göstermeyen faydır.
Bir radyonüklitin birim zaman içinde radyoaktif değişmeye uğrayan çekirdek sayısıdır.
Nükleer etkileşme yolu ile meydana getirilen radyoaktifliktir.
İstenmeyen bir durum olduğunda görülebilir, işitilebilir ve algılanabilir sinyaller verilmesi ile yapılan uyarılardır.
Alfa ışıması yapan bir veya daha fazla radyonüklitleri içeren radyoaktif artıktır.
Bir radyoaktif çekirdeğin bozunumu sırasında yayınlanan pozitif 2 yüklü helyum atomu çekirdekleridir.
Polimerik yapıda olan, amorf silikon atomları içeren bazı radyoaktif artıkların katılaştırılmasında kullanılan, dayanıklı bir cam türüdür.
Radyasyon şiddetinde, aynı şartlar altında, belirli bir malzeme kalınlığı ile aynı azalmayı sağlayan alüminyum kalınlığıdır.
Damarlar içine radyo-opak madde verilerek yapılan kan damarları radyografisidir.
Temel amacı güç üretimi olmayan, eğitim, araştırma, malzeme testi, deneme veya benzeri amaçlar için kullanılan reaktördür.
Reaktörün durmasından sonra devam eden fisyon ürünlerinin radyoaktif bozunumuyla ortaya çıkan ısıya ek olarak reaktör ve ilgili bileşenlerde depolanmış olan ısının tümüdür.
Radyonüklitlerin hava ile yayılarak insana ulaşma yoludur.
Bir elementin kimyasal özelliklerini taşıyan en küçük parçasıdır.
Radyasyona maruz kalan bir grup insanda gözlemlenen sağlık bakımından risk yaratan olaylar (kanser, genetik ve diğer etkiler) sayısının, radyasyona maruz kalmamış bir grup insanda gözlemlenen olay sayısına oranı olarak verilen risk değeridir.
Operatör tarafından ışınlama süresince el veya ayak ile bastırılmak suretiyle kullanılan, çekince otomatik olarak ışınlamayı durduran anahtardır.
Aktivitenin özel birimi olup saniyedeki parçalanma sayısıdır. 1 Becquerel = 2.7E-11 Curie dir.
Alınmış bulunan projelendirme önlemleri sayesinde güvenlikle ilgili bileşenler, sistemler ve yapılara önemli ölçüde zarar vermeyecek veya kaza koşullarına dönüşmeyecek, normal işletmeden sapmalardır.
Bir radyoaktif atomun bozunumu sırasında atom çekirdeğinden yayınlanan pozitif veya negatif yüklü elektronlardır.
Elektronların dairesel bir yörüngede hızlandırılmasıyla yüksek enerjili elektron veya X-ışını üretebilen bir cihazdır.
Bir radyasyon kaynağından doğrudan yayınlanan ışın demetidir.
Düşük ve orta seviyeli radyoaktif artıkların asfalt, asfaltit ve molthen gibi büyük molekül ağırlıklı katı veya yarı katı hidrokarbonlar ile sabitleştirilmesidir.
Bir radyonüklitin birim zaman içinde bozunan çekirdek sayısının toplam çekirdek sayısına oranıdır.
Kendiliğinden veya nötronlarla reaksiyona girerek çekirdek bölünmesi oluşturan maddedir.
Radyoaktif artıkların cam veya camsı bir şekle dönüştürülmesi işlemidir.
Radyasyon kaynakları ile çalışılan alanlarda, maruz kalınan dozların, yıllık eşdeğer doz sınırlarının onda üçünü aşma olasılığının bulunduğu durumlardır.
Radyasyon kaynakları ile çalışılan alanlarda, maruz kalınan dozların, yıllık eşdeğer doz sınırlarının onda üçünü aşma olasılığının bulunmadığı durumlardır.
Ağır atom çekirdeklerinin, kendiliğinden veya nötronlarla reaksiyona girerek, toplam kütleleri reaksiyondan önceki kütleden daha az olan atom ve parçacıklara bölünmesi ve kaybolan kütlenin enerjiye dönüşmesidir.
Bazı hafif çekirdeklerin uygun ortamlarda kaynaşarak daha ağır çekirdekler oluşturması ve enerjinin açığa çıkması olayıdır.
Radyoaktif artıkların, çimento ile beton bir matriks içinde sabitleştirilmesidir.
Radyoaktif maddenin veya artığın insan ve çevresinden izole edilmesi için kullanılan birden fazla ve birbirinden bağımsız engeller dizisidir.
Sıvı radyoaktif artıkların işlenmesinde, radyonüklitlerin, suda çözünmeyen kimyasal bileşikler haline dönüştürülerek ortamdan uzaklaştırılmasıdır.
Tek serbestlik dereceli doğrusal sistemin verilen bir deprem hareketine olan davranışının en büyük sayısal değerlerini, sabit sönüm oranları için, sistemin doğal titreşim frekansının bir fonksiyonu olarak veren grafiklerdir.
Madde denkleştirme alanının en son fiziksel envanteri ile fiziksel envanter alındıktan sonra yapılan tüm envanter değişikliklerinin toplamıdır.
İyonlaştırıcı radyasyonlara karşı korunma bakımından giriş, çıkış ve çalışmanın denetim altında bulundurulduğu ve özel kuralların uygulandığı alanlardır.
Radyoaktif artık deposu yapılabilecek veya depo olarak kullanılabilmeye elverişli kayalık oluşumdur.
İvme, hız veya öteleme gibi verilen bir noktadaki sismik yer hareketini belirleyen parametrelerden birinin en büyük değerine karşı gelen büyüklüktür.
Depremin merkezüssünden 100 km uzaklıktaki standard bir sismograf tarafından mikrometre cinsinden kaydedilen yer hareketinin genliklerinden en büyüğünün logaritmasıdır.
Genellikle sert kaya tabakalarının birkaç yüz metre derinliğine inşa edilen artık depolarıdır.
Sıvı artığın insan çevresinden izole edilmek üzere yer altında, sınırlı, derin bölgelere boşaltılması işlemidir.
Nüfus dağılımı ve yoğunluğu, arazi ve suyun kullanımı konularında alınması gerekli tehlike durumu önlemlerinin uygulanmasına ilişkin göz önüne alınan alandır.
Bir kaza anında radyoaktif maddelerin çevreye yayılmasını önlemek amacıyla, nükleer reaktörü içine alan yapıdır.
Bir nükleer güç santralının tamamının veya bir kısmının tasarımını belirleyen, seçilmiş olan bir veya birkaç dış olayı karakterize eden ve bu olaylarla ilgili parametrik değerlerdir.
Kozmik ışınlar ile yeryüzünde ve insan vücudunda bulunan doğal radyoaktif maddelerin yayınladıkları ışınlar nedeniyle maruz kalınan ışınlanmalardır.
Doğada normal olarak bulunduğu şekliyle içinde % 0.715 oranında U-235 izotopu, % 99.28 oranında U-238 izotopu ve % 0.0057 oranında U-234 izotopu bulunan elementtir.
İyonlayıcı radyasyonun bir maddesel ortamda aldığı birim yol başına kaybettiği ortalama enerji miktarıdır.
Yüklü parçacıkların, doğrusal olarak hızlandırılmasıyla yüksek enerjili elektron ve X-ışınları üretebilen bir cihazdır.
U-238 ve Th-232 gibi çekirdeklerinin bir nötron yakalaması sonucu bölünebilir hale dönüşebilen maddelerdir.
Kapalı radyoaktif kaynakların vücut boşlukları içerisine uygulanmasıyla yapılan bir kısa mesafe tedavi (brakiterapi) yöntemidir.
İğne veya tanecik şeklindeki radyoaktif kaynakların doku içine direkt olarak uygulanmasıyla yapılan bir kısa mesafe tedavi (brakiterapi) yöntemidir.
Radyasyon görevlilerinin, yakın çevrede yaşayanların ve halkın alabileceği, izin verilen maksimum eşdeğer dozlardır.
Birincil Doz Sınırları: Radyasyon görevlileri ve toplumun, radyasyonun eşikli ve eşiksiz etkileri için ayrı ayrı önerilen ve eşiksiz etkiler için ışınlanan tüm doku ve organların toplam riskine dayanan eşdeğer doz sınırlarıdır.
İkincil Doz Sınırları: Birincil sınırların doğrudan uygulanamadığı durumlarda kullanılmak üzere birincil değerlerden türetilen doz sınırlarıdır.
Türetilmiş Sınırlar: Birincil ve ikincil doz sınırlarından türetilen sınırlar olup, genellikle bir radyonüklitin besin maddesi, hava, su, toprak, bitki gibi çevre ortamındaki konsantrasyonudur.
Yasal Sınırlar: Ulusal veya yerel gereksinimlere göre saptanan, yetkili makamlarca kabul edilen ve işletme tarafından uygulamaya konulan sınırlardır.
Uranyum konsantresini nükleer yakıt yapımına uygun kimyasal bileşimler haline getiren tesislerdir. (U3O8-UF6 ve UF6-UO2 dönüştürme tesisleri gibi).
Bir yüklü parçacığın madde içerisinden geçerken kaybettiği ortalama enerjinin bir ölçüsüdür.
Taşınması ve işlenmesi sırasında ayrıca zırhlama gerektirmeyecek derecede radyoaktivite içeren radyoaktif artıklardır.
% 20 den daha az oranda U-235 izotopu içeren uranyumdur.
Eller ve ayaklardaki radyoaktif kirlenmeyi algılayan ve ölçen aygıtlardır.
Nükleer fizikte kullanılan bir enerji birimi olup, bir elektronun 1 Volt'luk potansiyel farkı altında hızlandırılmasıyla kazandığı enerjidir.
Radyasyon tehlikesi mevcut olan bir alana kontrolsuz girişlerde istenmeyen ışınlanmaları önlemek için, kişinin alana girmesi üzerine ışınlamayı otomatik olarak durduran bir devre kesicidir.
Bir madde denkleştirme alanında bulunan nükleer madde miktarlarının madde ithali, üretim, muafiyetin kaldırılması, vb. nedenlerle artması veya madde ihracı, tüketim, kayıplar, muafiyet, vb. nedenlerle azalmasıdır
Nükleer madde envanterindeki değişiklikleri gösteren rapordur.
Radyasyonun biyolojik etkileri gözönünde bulundurularak hesaplanan, vücutta birim kütlede soğurulan enerji miktarıyla orantılı bir değer olup birimi Sievert'tir (Sv).
Dış ışınlanmalarda yüzey ve derin maksimum eşdeğer dozun hesaplanması için geliştirilmiş bir modeldir.
Birim zaman içinde maruz kalınan eşdeğer doz miktarıdır.
Vücudun bütün olarak ışınlanması durumunda çeşitli organ veya dokuların maruz kaldıkları eşdeğer dozların ağırlıklı toplamı olup birimi Sievert'tir.
Zaman içersinde devam eden ışınlanmalar halinde, belli bir toplum için kişi başına verilen etkin eşdeğer doz hızının sonsuz zaman üzerinden integralidir.
Nükleer maddelerin güvenlik denetiminde kullanılan özel bir ağırlık birimi olup kg. cinsinden ifade edilir.
Doku eşdeğeri bir maddeden yapılmış modeller olup, insan vücudu veya bir organın radyasyon soğurma ve yansıtma karakteristiklerini tayin etmek üzere kullanılır.
Birincil ışın demetinin kolimatör, diyafram, koni gibi sistemlerle sınırlandırılmış halidir.
Radyasyonla çalışan kişilerin maruz kaldıkları dış radyasyon dozlarının ölçülmesi için kullanılan, dozimetre filmi içeren bir düzenektir.
Radyasyon demeti içindeki düşük enerjili radyasyonları soğurmak için faydalı demet yolu üzerine yerleştirilmiş değişik kalınlıklarda, genellikle metalik levhalardır.
Tek bir olayın tüm sistemin arızalanmasına yol açmaması amacıyla, aynı veya benzer fonksıyonu yerine getiren sistem veya bileşenlerin, mesafe, engel gibi fiziksel yollarla ayrılmasıdır.
Bir madde denkleştirme alanı içinde belirli bir zamanda elde bulunan bütün nükleer madde yığın miktarlarının daha önce belirlenmiş usullere göre yapılan ölçümlerinin veya türetilmiş tahminlerinin toplamıdır.
Her bir yığın için yığın verisi ile madde tanımını belirleyen ve ayrı ayrı bütün yığınları veren listedir.
Fisyon
Bkz. Çekirdek Bölünmesi.
Bkz. Çekirdek Kaynaşması.
Nükleer reaksiyonlar veya radyoaktif bozunmalar sonucu atom çekirdeklerinden yayınlanan elektromanyetik ışınlardır.
Bir radyonüklitin, hareketsiz bir ortamda soğurulması ile, çevreye yayılma hızının azalmasıdır.
Radyoaktif artıkların kontrollü bir şekilde çevreden yalıtılarak, daha sonraki işlemler için geçici bir süre bekletilmesidir.
Özel gazla doldurulmuş kapalı bir ortamda, iyon deşarjı yoluyla, iyonlaştırıcı radyasyonun algılanmasında ve ölçülmesinde kullanılan bir cihazdır.
Kadın veya erkek üreme organlarına verilen isimdir.
Bir yığındaki nükleer maddenin gönderilen madde denkleştirme alanında ifade edildiği miktarı ile alınma işleminin yapıldığı madde denkleştirme alanında ölçüldüğü miktarı arasındaki farktır.
Nükleer maddenin yetkisiz kişilerce yerinden alınmasının saptanması için insan veya cihazlar tarafından sürekli izlenmesidir.
Radyasyondan korunma amacı ile giriş ve çıkışların özel denetim altında tutulduğu ve içerisindeki çalışmaların özel kurallara bağlı olduğu alanlardır.
Soğurulan radyasyon doz birimi olup, 1 kilogram maddede 1 joule'luk enerji soğurulmasına karşılık olan radyasyon dozu 1 Gray'dir. 1 Gray = 1 Jkg-1 = 100 rad dır.
Verilen bir zaman süresinde ve belirlenen işletme koşulları altında bir aletin, sistemin veya tesisin kendisinden beklenen işlevi yeterli bir düzeyde yerine getirebilme olasılığıdır.
İnsanların ve çevrenin radyasyonun zararlı etkilerinden korunmasıdır.
Bir nükler tesis tasarım ve işletmesinin, kişi ve çevrenin radyolojik bir kazadan korunmasına ilişkin tüm özelliklerinin, yeterliliğinin ve güvenlik ilke ve kriterlerine uygunluğunun saptanması amacıyla yapılan analizlerdir.
Nükleer tesis ve tesis sahasına ait tüm özelliklerin ve güvenlik analizlerinin yeraldığı ve kurucu tarafından lisans almak üzere TAEK Başkanlığına sunulan rapordur.
Bir nükleer tesisin güvenli işletme koşullarını sağlayan işletme parametrelerinin sınır değerleridir.
Her türlü işletme koşulları altında bir reaktörün güvenilir şekilde durdurulmasını ve reaktör kalbinden ısının çekilmesini ve/veya olağanüstü işletme olayları ve kaza koşullarının sonuçlarını sınırlamayı sağlamak için konulan güvenlikle ilgili sistemlerdir.
Arızaları veya hatalı çalışmaları sonucunda bir olağanüstü radyolojik kazaya neden olabilecek;normal olmayan işletme olaylarının kaza koşullarına yönelmesini önleyecek;yapılar,sistemler veya bileşenlerin hatalı çalışmaları veya arızalanmaları sonucunda oluşabilecek olayların sonuçlarını hafifletecek özelliklere sahip olan güvenlikle ilgili yapılar,sistemler ve bileşenlerdir.
Radyoaktif artığın işlemden önceki hacminin sonraki hacmine oranıdır.
Titreşim hareketinin ivme, hız veya yer değiştirmesini, zamanın fonksiyonu olarak gösteren kayıtlardır.
Varsayılan ve tanımlanan hata olaylarının, ele alınan bir sistemi iş göremez duruma getirmesinin mantıksal yollarını inceleyen ve şekilsel gösterimini de içeren tümdengelim tekniğidir.
Verilen bir soğurucu ile aynı soğurma veya enerji kaybına neden olan belli bir sıcaklık ve basınçtaki hava tabakası kalınlığıdır.
Radyoaktivite taşıyan toz, duman, buhar, sıvı zerreleri gibi maddelerin havada asılı kalmasıyla oluşan ve hava ile yayılabilen kirlenmedir.
Bir radyoaktif gaz bulutunda, mikrometre büyüklüğündeki tanecikleri tutmak için kullanılan filtredir.
Elekronlar ve protonlar gibi yüklü parçacıkları yüksek hız ve enerjilere ulaştırmak için kullanılan düzeneklerdir.
Dünyadaki su ve su kaynakları ile ilgili faktörleri inceleyen bilim dalıdır.
Bir nükleer tesisin kurulmuş olan sistem ve bileşenlerinin işler hale getirilmesi, projelendirme kabullerine uygunluğu ve performans kriterlerinin karşılandığının doğrulanması için nükleer ve nükleer olmayan testleri de içeren işlemlerdir.
Bir nükleer tesisin bir daha çalışmamak üzere işletmeden çıkarılmasını, temizlenmesini, sökülmesini ve radyoaktif malzemelerin son depolama işlemi için ayrılmasını içeren işlemlerin tümüdür.
Genel olarak ışınlama, iyonlaştırıcı radyasyonun madde içinde iyon çiftleri meydana getirmesi olayıdır. X ve gama ışınlarının havada ışınlaması halinde, özel birim Röntgen'dir. 1 Coulomb/kg(hava) = 3876 Röntgen.
Birim zamanda meydana getirilen ışınlama olup Joule*kg/saat veya Röntgen/saat gibi birimlerle ölçülür.
Kişilerin iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmasıdır.
Birincil radyoaktif artığın işlenmesi sırasında ortaya çıkan radyoaktif yan ürünlerdir.
Kollektif doz birimi olup, toplum içindeki kişi sayısı ile Sievert cinsinden ortalama kişisel eşdeğer dozun çarpımına eşittir.
Nükleer tesisin inşaat işlerinin tamamlanması, bileşenlerinin imali, montajı, diğer bileşen, donanım ve sistemlerin yerleştirilmesi ve ilgili testlerin yapılması işlemleridir.
Bir nükleer tesisin işletme sırasındaki denetimi, bakımı ve reaktörlerde yakıt değiştirme faaliyetlerini de içerecek şekilde, tesisin kuruluş amacına yönelik tüm faaliyetlerin güvenli olarak yürütülmesidir.
Bir nükleer tesisin olağan işletme ve olağanüstü işletme olayları olarak tanımlanan durumlarıdır.
Bir nükleer tesisin işletmesi ile ilgili geçmiş bilgilerinin tutulduğu ölçü kayıt ve grafikleri, işletme defteri, bilgisayar çıktıları, manyetik teypler, sertifikalar gibi kayıt ve belgelerdir.
İşletme sırasındaki denetim programı kapsamına giren bileşenlerin yakıt yüklemeden önce yapılan deneme ve denetimlerdir.
Parametrik sınır değerleri, ekipman ile personelin işlevsel yeteneği ve performans düzeylerini belirleyen, nükleer tesisin güvenli işletilmesi için TAEK tarafından onaylanmış ve değiştirilmesi ancak TAEK'in onayı alınarak yapılabilen işletme kurallarıdır.
Nükleer tesiste işletme sırasında yapılacak olan muayeneler, denemeler ve denetimlerdir.
Bir nükleer reaktörün normal işlemesi için gerekli olan tüm sistemlerdir.
İşletme şefi lisansına sahip ve lisanslı operatörlerin çalışmasını yönlendirmekle yetkilendirilmiş işletme personelidir.
Olağan işletme koşullarındaki değişik işletme faaliyetlerine ve olağanüstü işletme koşullarında ne şekilde hareket edileceğine ilişkin olarak işletme personelinin uyması gereken kurallar ile personelin yapması gereken işleri ayrıntılı olarak içeren belgelerdir.
İyonlayıcı radyasyon etkisi ile oluşan pozitif ve negatif yüklü atomlardır.
Bir iyonun başka bir iyon ile bir sıvı ortam, bir katı yüzeyi veya kristal bir örgü içinde, genellikle tersinir olarak yer değiştirmesidir.
Artı veya eksi yüklü iyonları değiştirme kapasitesi yüksek olan, doğal veya sentetik olarak elde edilebilen inorganik veya organik maddelerdir.
Kişilerin maruz kaldıkları radyasyon dozlarını ölçmede kullanılan bir cep elektroskop cihazıdır.
Maddesel bir ortamdan geçerken onunla etkileşerek doğrudan veya dolaylı olarak iyon çiftleri oluşturabilen X veya gamma ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli parçacıklardır. Ses dalgalarıyla, elektromanyetik spekturumun mor ötesi ve daha büyük dalga boylu ışınlar bu tanımın kapsamı dışındadır.
Yer altında bulunan ve radyoaktif artık gömmek amacı ile kullanılan tuz, granit gibi dengeli ve dayanıklı oluşumları ihtiva eden yerlerdir.
Derin yer altı depolarında radyonüklit sızıntısını engelleyebilecek kaya katmanları, killi topraklar gibi jeolojik oluşumlardır.
Eşdeğer doz hesabında kullanılmak üzere, soğurulan doz ile çarpılan ve radyasyonun türüne göre belirlenmiş faktörlerdir.
Tesis, sistem ve bileşenlerin hizmetteki görevlerini istenildiği gibi yerine getirmesinde yeterli güvenceyi sağlamaya yönelik planlı ve sistematik faaliyetlerdir.
İçerisinde istenmeyen kimyasal maddeleri de bulunduran radyoaktif artıklardır.
Katı bir ortam içinde hareketsiz hale getirilen radyoaktif artıktır.
Bir nükleer tesiste meydana gelebilecek bir kaza sonunda, çevreye atılabilecek radyoaktif maddelerin karakteristiği, miktarı ve atılış zamanıdır..
İstenmeyen bir olay veya bir kaza sonucu, radyasyonla çalışan kişilerin yıllık doz sınırlarının üstünde radyasyon dozu almaları ve/veya toplum üyesi kişilerin yüksek dozda radyasyona maruz kalmalarıdır.
İlgili güvenlik sistemlerinin tasarlandığı şekilde çalışmaması durumunda veya insan hatası sonucunda kabul edilemeyecek miktarlardaki radyoaktif maddenin serbest kalabileceği ve oluşmaları nadir olarak beklenilen, normal işletme koşullarından önemli ölçülerdeki sapmalardır.
Yüksüz bir iyonlaştırıcı parçacık tarafından belli bir maddenin birim kütlesi başına serbest hale geçirilen, yüklü iyonlaştırıcı parçacıkların başlangıçtaki kinetik enerjilerinin toplamıdır. Kerma soğurulan doz ile aynı birimle ölçülür.
Bir veya bir grup kapalı kaynağın cilt, doku içi veya doku arasına uygulanması esasına dayanan bir tedavi yöntemidir.
Na, Ca, K ve Mg elementlerini yapısında bulunduran alüminyum silikat mineralleridir. Geniş yüzey alanına sahip olmaları sebebiyle pek çoğu iyi bir soğurma malzemesi olarak kullanılırlar.
Maruz kalınan kişisel radyasyon dozlarını ölçmekte kullanılan iyon odaları, film, cep, termolüminesans dozimetreler ve tüm vücut sayıcıları gibi cihazlardır.
Belirli bir kaynaktan radyasyona maruz kalan bir toplum grubunun aldığı toplam doz olup gruptaki insanların ortalama eşdeğer dozu ile gruptaki insan sayısının çarpımına eşittir. Birimi insan- sievert'tir.
Nükleer tesisi dıştan gelecek tehlikelerden korumak amacıyla fiziksel engellerle çevrili, giriş ve çıkışı izne bağlı alanlardır.
Radyasyona maruz kalma tehlikesini azaltmak amacı ile genellikle kurşunlu malzemelerden yapılmış eldivendir.
Radyasyona maruz kalma tehlikesini azaltmak amacı ile radyasyon şiddetini soğurucu malzemelerden yapılmış engeldir.
İnsan vücudunu ve giysilerini radyoaktif maddeler ile kirlenmesini önlemek amacı ile kumaş, lastik veya çeşitli plastik maddelerden yapılmış, laboratuvar gömleği, tulum, eldiven, çizme vb. giysilerdir.
Radyoaktif maddelerin, sızmasını ve dağılmasını önleyecek normal şartlar altında şiddetli dış tesirlere dayanabilecek sağlamlıkta yapılmış koruyuculardır.
Radyasyona maruz kalma tehlikesini azaltmak için, genellikle kurşunlu malzemelerden yapılmış önlüktür.
Mevcut standardlara tam olarak uymayan radyoaktif maddenin, kurumun öngördüğü özel koşullar veya kurumun onayladığı koşullarla gönderilmesi demektir. Yurt dışına göndermelerde, ilgili diğer ülkelerin yetkili makamlarının onayını almak gerekmektedir.
Belirli bir radyasyon kaynağı veya kaynaklarından ışınlanan ve en yüksek dozu alması ihtimali olan toplum üyesi kişilerden oluşan bir gruptur.
Bir nükleer reaktörün, zincirleme çekirdek bölünme reaksiyonunu kararlı olarak devam ettirdiği durumdur.
Belirli bir radyasyon dozuna maruz kalındıktan sonra, bu radyasyondan dolayı bir etkinin meydana çıkması için geçen süredir.
Aynı şartlar altında, radyasyon şiddetinde belirli bir malzeme kalınlığı ile aynı azalmayı sağlayan kurşun kalınlığıdır.
Bir atomun çekirdeğindeki proton ve nötronların toplam sayısıdır.
Bkz. Doğrusal Hızlandırıcı.
Bir faaliyetin belirli sürelerde yürütülebilmesi için TAEK tarafından verilen yetki belgesidir.
İşletme şefi ve operatör olabilmek için TAEK den lisans almış işletme personelidir.
Bir nükleer tesiste güvenlik denetimi amaçlarına uygun olarak tesis edilen, içine veya dışına transfer edilen nükleer maddenin ve içindeki nükleer maddenin fiziksel envanterinin belirli olduğu alanlardır.
Madde denkleştirme alanında bulunan nükleer maddenin fiziksel envanteri temel alınarak hazırlanan madde dengesini gösteren rapordur.
En büyük deprem şiddetinin gözlendiği bölgenin merkezidir.
Görevi gereği radyasyonla çalışanların görevleri sırasında maruz kaldıkları ışınlanmalardır.
Yalnızca cihazlar ile algılanabilen depremdir.
Doğal(rüzgar, dalga vb.) veya insanlar tarafından oluşturulan (endüstriyel vb.) çok küçük genliğe sahip yer sarsıntılarıdır.
Donanım arızası, işletme hataları ve önceden tahmin edilebilecek diğer nedenlerin aynı anda oluşması varsayımına dayalı, mümkün görülen en önemli kazadır. Nükleer tesis bu tür kazaların sonuçlarını hafifletecek ve halk ve çevre sağlığı açısından risk yaratılmamasını garanti edecek önleyici tedbir ve sistemlere sahip olmalıdır.
Bir nükleer tesisin deneme, güç üreterek çalışma, durdurma, tekrar çalıştırma, bakım, yeniden yakıt yükleme ve kapatma gibi çeşitli işletme faaliyetlerinin belirlenen işletme sınırları ve şartları içerisinde yürütülmesidir.
Bir nükleer reaktörün çalışma durumunun, önceden belirlenen normal işletme sınırları dışına çıkmasıdır.
Nükleer yakıt çevriminden oluşan, radyoaktif artıklardır.
Güvenli olarak ısı veya elektrik enerjisi üretmek için yapı, sistem ve bileşenlerin bütününü içeren nükleer reaktör veya reaktörler grubudur.
Doğal uranyum; U-235 'ce tüketilmiş uranyum; toryum; ve bunların metal, alaşım, kimyasal bileşik veya konsantre şekilleri; yukarıda adı geçen maddelerin bir veya daha fazlasını IAEA Yönetim Kurulu veya TAEK'nun belirlediği oranlarda içeren diğer maddeler ve IAEA Yönetim Kurulu veya TAEK'nun belirlediği maddelerdir.
Herhangi nükleer kaynak madde veya özel bölünebilir maddedir.
Bir tesisteki nükleer maddelerin tanımı, bileşimi, miktarı ve yeri hakkındaki toplanan bilgilerdir.
Nükleer patlayıcı yapılmasını mümkün kılan nükleer madde miktarlarıdır.
Zincirleme reaksiyonun kontrolsuz olarak meydana gelmesi ile oluşan patlamadır.
Zincirleme çekirdek bölünmesi (fisyon) reaksiyonunun oluşturulup devam ettirildiği ve kontrol edildiği bir sistemler bütünüdür.
Nükleer tesislere yer seçimi,inşaatı ve işletmesi ile ilgili olarak TAEK tarafından kurucuya her aşamada ayrı ayrı verilen yazılı belgelerdir.
Nükleer reaktör tesisleri ile nükleer yakıt çevrimi ve radyoaktif artık yönetimi tesisleridir.
Radyoizotopların teşhis ve tedavi amacı ile kullanıldığı tıp alanıdır.
Reaktörde enerji üretmek için kullanılan, bölünebilir çekirdekler içeren maddedir.
Cevher çıkartma, öğütme, arıtma, dönüştürme ,izotopik zenginleştirme , nükleer yakıt elemanı yapımı, kullanımı, kullanılmış yakıt elemanlarının yeniden işlenmesi ve son depolama da dahil olmak üzere radyoaktif artıkların işlenmesi adımlarının bütünüdür.
Çekirdeğindeki proton ve nötron sayısı ile belirlenen atom türüdür.
Meydana geldiği takdirde toplum için istenmeyen sonuçlara yol açabilecek olay kombinasyonlarını belirlemek, bunların yolaçabileceği sonuçların büyüklüğünü ve olasıklarını tahmin etmek için yapılan analizlerdir.
Belirli bir başlangıç olayını takip eden alternatif mantıksal yolları ve sonuçları inceleyen ve şekilsel gösterimini de içeren tümevarım tekniğidir.
Operatör lisansına sahip olan ve reaktörü işletmekle yetkilendirilmiş kişidir.
İşletme şefi ve operatör olabilmek için TAEK den alınması zorunlu olan yazılı yetki belgesidir.
Taşınması ve işlenmesi sırasında zırhlama ve uzaktan kumandalı olarak çalışmayı gerektiren, fakat yüksek seviyeli artık sınıfına girmeyen radyoaktif artıklardır.
Bir radyonüklit için ortalama ömür bozunum sabitinin tersidir.
Uranyum veya toryum'un işlenmesi sırasında işlenen yerde oluşan, mikron ölçeğinde ince toz veya daha ağır ve iri kum şeklindeki kalıntılardır.
Bir yerde radyasyonun algılanması ve ölçülmesi için kullanılan cihazlardır.
Nükleer madde akışı veya envanterinin belirlenmesi için, nükleer maddenin ölçülebilecek şekilde bulunduğu yerdir.
Bir X-ışını cihazının yayınladığı faydalı ışın demetinin, röntgen tüpü penceresi ve tüp kılıfı tarafından filtrelenmesi işlemidir.
Plutonyum-239; uranyum-233; uranyum- 233 veya uranyum-235 izotopları bakımından zenginleştirilmiş uranyum; ve yukarıda belirtilenlerin bir veya daha fazlasını içeren maddeler ve IAEA Yönetim Kurulu veya TAEK'nun belirlediği diğer bölünebilir maddeler olup "özel bölünebilir madde" tanımı "kaynak maddeleri" içermez.
Kaza, deprem veya sabotaj sonucu çevreye radyasyon sızmasını önleyecek şekilde, yer altında veya üstünde özel olarak inşa edilen depodur.
Bir radyoaktif maddenin birim kütlesinin Becquerel cinsinden aktivite yoğunluğudur.
Belli bir aktiviteye sahip bir nokta kaynaktan gelen gamma ışınlarının hava içinde 1 metre uzaklıkta meydana getirdiği ışınlama doz şiddetidir.
Nükleer yakıtın birim kütlesinden fisyon reaksiyonu sonucunda açığa çıkan toplam enerji olup genellikle Megawatt-gün/ton cinsinden ifade edilir.
Çözünebilir bir maddenin, bir çözücü ile katı maddeden çözeltiye alınmasıdır. Radyoaktif artık yönetiminde katı artıkların, çözünme veya erozyona uğrama gibi nedenlerle zamanla aşınmasını ifade eder.
Hareketli parçası olmayan bileşendir.
Normal uygulamalar sırasında karşılaşılan özel durumlarda tesis yönetiminin izni ile bazı görevlilerin müsaade edilen doz sınırlarının üzerinde ışınlanmalarıdır.
U-238 in nötron ile ışınlanması sonucu yapay olarak oluşan, 94 atom no.lu normal şartlarda metalik özelliğe sahip bir elementtir.
Bkz. İyonlaştırıcı radyasyon.
İnsan ve çevre sağlığı açısından iyonlayıcı radyasyonların etkili olduğu alanlardır.
Belirli bir ortam tarafından soğurulan radyasyon miktarı veya buna tekabül eden enerji eşdeğeridir.
Sürekli olarak denetimli alanlarda veya radyasyon kaynaklarıyla çalışan kişidir.
İyonlaştırıcı radyasyon yayınlayan radyoaktif maddelerle, radyasyon yayınlayıcı veya üretici aygıtlardır.
İstenmeyen bir olay sonucu, radyasyon korunması standartlarıyla belirlenen sınırların üzerinde radyasyon dozu alınması ve/veya radyoaktif bulaşma meydana gelmesidir.
Radyasyon güvenliği tüzük ve yönetmeliklerinde öngörülen görevleri yerine getirmek ve radyasyon korunmasına ilişkin yöntemleri uygulamak üzere bu konularda eğitilmiş kişilerdir.
Radyasyondan korunması konularında gerekli bilgi, eğitim ve deneyime sahip ve uzmanlığı yetkili makamca (TAEK) onaylanmış kişidir.
Bir alandaki radyasyon şiddetini ve radyoaktif bulaşmayı periyodik veya sürekli olarak belirlemek ve ölçmek için kullanılan cihazlardır.
Elektriksel, elektromanyetik veya elektromekanik yöntemlerden biriyle yüklü parçacık veya ağır iyonları hızlandırarak, belirli güvenlik önlemleri içerisinde ve denetim altında iyonlaştırıcı radyasyon üretmek üzere yapılmış röntgen makinaları, betatron, lineer hızlandırıcı, siklotron ve nötron jeneratörü gibi aygıtlardır.
Bir veya birkaç tür iyonlaştırıcı radyasyonu, belirli güvenlik önlemleri içinde ve denetim altında yaymak amacı ile yapılmış olan ve radyoaktif madde içeren aygıtlardır.
Radyasyonun madde içinden geçerken ışınlama şiddetinde meydana gelen azalmadır.
Maruz kalınan radyasyonun belli bir eşik değerinden sonra radyasyonun beklenen etkisinin görüldüğü durumlardır.
Maruz kalınan bir radyasyonun etkisinin, küçük dozlardan başlayarak alınan doz ile doğrusal olarak artan bir ihtimalle ortaya çıktığı durumlardır.
Çevreye salıverilen sıvı veya gaz formundaki radyoaktif maddelerdir.
Bir malzemenin ışınlanmasında ve/veya radyoaktif olarak kirlenmesinden sonra geçen süredir.
Sıvılar için aktivite seviyeleri 37 mBq/ml (10-6 uCi/ml), gazlar için aktivite seviyeleri 3,7 Bq/m3 (10-10 Ci/m3), katılar için ise yüzeylerindeki doz şiddeti 0,2 R/saat değerine, eşit veya daha yüksek olan, tekrar kullanılması düşünülmeyen ve özel tekniklerle işlenerek zararsız hale getirilmeleri gereken radyoaktif maddelerdir.
Artık depolarından radyonüklitlerin çevreye dağılmasını önleyen veya geciktiren uygun yapıdaki malzemedir.
Radyoaktif artıkların muhafazası için özel olarak yapılmış koruyucu kablardır.
Radyoaktif artıkların toplanması, işlenerek gömülmeye uygun bir hale getirilmesi, taşınması, depolanması ve gömülmesi işlemlerinin tümüdür.
Artığın geçici depolanması, taşınması ve son depolanması sırasında doğal yollardan radyonüklitlerin çevreye sızma ve yayılmasını önlemek üzere çimentolama, bitümleme, sıkıştırma, camsı maddeyle kaplama gibi teknikler kullanılarak katı bir şekle dönüştürülmesidir.
Güvenlik ve ekonomik yarar sağlamak amaçlarıyla artığın özelliklerinin değiştirilmesi işlemidir. Bu konuda uygulanan üç temel işlem Hacim küçültmesi, radyonüklitlerin artıktan ayrılması ve artığın bileşiminin değiştirilmesidir.
Radyoaktif artıkların taşınması ve depolanması için dengeli ve dayanıklı bir şekle sokulması amacıyla yapılan fiziksel ve kimyasal bütün işlemlerdir.
Radyoaktif artıkların işlenmesi, zararsız hale getirilmesi, saha dışına taşınması ve depolanmasından önce, yapılan biriktirme, ayırma, boyut küçültme ve PH ayarlaması gibi çeşitli kimyasal ayarlama işlemleridir.
Kararsız radyonüklitlerin kararlı hale geçmek üzere fazla enerjilerini dışarıya atmak için radyasyon yaymalarıdır.
Radyoaktif kirliliğin giderilmesi amacıyla yapılan temizleme işlemlerdir.
Herhangi bir yer ve maddenin yüzeyinde veya içinde arzu edilmeyen veya zararlı olabilen radyoaktif madde birikimidir.
Çözelti veya bileşik olarak, alfa, beta parçacıkları veya gama ışınlarından bir veya birkaçını yayınlayarak kendiliğinden bozunuma uğrayan çekirdeklerden, meydana gelen maddelerdir.
Radyoaktif madde ve radyasyon bulunan her türlü alan ve taşıyıcı kapta bulunması gereken uyarıcı işaret, etiket ve levhalardır. Bu işaret sarı zemin üzerine morumsu kırmızı veya erguvan renkli ve üç kanatlı pervane şeklindedir. İşaretin bulunduğu etiket ve levhaların üzerinde mevcut radyasyon düzeyi ve radyoaktif madde miktarına ilişkin bilgiler bulunur.
Nükleer patlamalar ve nükleer kazalar sonucu atmosfere salınan radyoaktif maddelerin çeşitli yollarla yeryüzüne inmesidir.
Bir radyoaktif maddenin başlangıçtaki aktivitesinin yarıya inmesi için geçen süredir.
Biyolojik Yarılanma Süresi: Vücut içine alınan bir radyoaktif madde miktarının yarısının doku, organ veya bütün vücuttan fizyolojik olaylar sonucu atılması için geçen süredir.
Etkin Yarılanma Süresi: Vücut içine alınan bir radyoaktif madde miktarının radyoaktif bozunum ve biyolojik olaylar sonucu aktivitesinin yarıya inmesi için gereken süredir.
Kararsız atom çekirdeklerinin parçacıklı ve/veya elektromanyetik radyasyonlar yayınlamak sureti ile başka atom çekirdeklerine dönüşmesi olup birimi Becquerel'dir.
Bitki ve hayvan hücrelerinde radyasyonun etkilerini inceleyen çalışma alanıdır.
Radyasyonun bir maddeden geçirilerek, bir fotoğrafik film üzerinde meydana getirilen görüntü yardımıyla söz konusu maddenin iç yapısının incelenmesidir.
Radyoaktif artığın bekletildiği ya da depolandığı yerden, radyonüklitlerin yeraltı suları ile taşınarak nehir göl veya diğer yüzey sularına ulaşması veya radyoaktif bir atık gazın atmosfere sızması gibi herhangi bir taşınım yolu ile radyonüklitlerin çevreye yayılmasıdır.
Bir nükleer reaktörün yakıt elemanlarını içeren ve enerjinin üretildiği kısmıdır.
Belirli bir anda, reaktörün kalbinde bulunan fisyon ve aktivasyon ürünleri miktarıdır.
Reaktör işletme parametrelerinin belli güvenlik sınırlarını aşmasını önlemek üzere tasarımlanmış sistemlerdir.
Reaktör kalbinde zincirleme çekirdek bölünme reaksiyonunun başlatılmasıdır.
Radyasyon korunması programları doğrultusunda yapılan ölçümlerden ortaya çıkabilecek sonuçların değerlendirilmesi amacıyla önceden saptanmış doz düzeyleridir.
-
Kayıt Düzeyi: Bir radyasyon taraması programı sonucunda kayda değer olan eşdeğer doz veya radyonüklit alınım miktarları için belirlenen bir değerdir.
-
Araştırma Düzeyi: Bir radyasyon taraması programı sonucunda bir araştırma yapılmasını gerektirecek nitelikte eşdeğer doz veya radyoaktif madde alınım miktarı bulunması durumu için saptanan değerlerdir.
-
Müdahale Düzeyi: Nükleer ve radyolojik kaza durumlarında koruyucu önlemlerin başlatılabilmesi için kabul edilmiş en küçük doz sınırlarıdır.
Belirli bir biyolojik etkiyi oluşturan 250 kV'luk X-ışını dozunun, aynı etkiyi oluşturan herhangi bir radyasyon dozuna oranıdır.
Radyasyon ışınlanmalarının sonucunda kişilerde zararlı, eşiksiz etkilerin ortaya çıkma ihtimalidir.
Işınlamanın özel birimi olup, 1 kg. kuru havada 2.58E-4 Coulomb'luk pozitif veya negatif yük oluşturabilen X veya gama ışını miktarıdır.
Madde içerisinden geçerken doğrultusundan sapmış radyasyondur.
Uranyum cevherinin işleme tabi tutulması sonucu elde edilen, %80-90 civarında uranyum oksit (U3O8) içeren uranyum konsantresidir.
Defter envanteri ile fiziksel envanter arasındaki farktır.
Nükleer tesiste mevcut nükleer madde tiplerinin miktarı, tesisteki dağılımı ve bunlarla ilgili değişiklikleri gösteren kayıtlardır.
Radyoaktif artıkların, toprak yüzeyinin hemen altında veya üzerinde, özel olarak yapılmış olan ve koruyucu engel kullanılan veya kullanılmayan yerlerde gömülmesidir. Gömme işleminden sonra, koruyucu son örtü tabakası birkaç metre kalınlıkta olmaktadır.
Katı artıklar için sık olarak başvurulan bir hacim küçültme tekniği olup özellikle düşük seviyeli artıklar için ekonomik bir yöntemdir.
Yer titreşim hareketi nedeniyle kohezyonsuz ve doymuş zeminlerin rijitlik ve mukavemetinin önemli miktarda azalmasıdır.
Faydalı demet dışında tüpün madeni kılıfından geçen radyasyonlardır.
İnsan vücudu, organ ve dokuları için kullanılan bir biyolojik doz birimi olup, bir doku veya organın 1 kilogramında 1 joule' lük enerji soğurulmasına tekabül eden radyasyon dozudur. 1 Sv = 100 rem'dir.
Belirli bir noktada bir depremin hissedilen veya gözlenen etkilerinin uluslararası ölçeklere göre ifadesidir.
Jeolojik yapısı ve deprem karakteristikleri benzerlik gösteren coğrafi bölgelerdir.
İyonlayıcı bir radyasyon tarafından birim kütlede maddeye aktarılan enerji miktarı olup birimi Gray(Gy)'dir. 1 Gy = 1 J/kg dir.
Birim zamanda soğurulan dozdur.
Fisyon sonucunda reaktörde açığa çı |