Hayvancılık Birimi

Nükleer Teknikler Bölümüne bağlı Hayvancılık Biriminde yürütülen çalışmaların genel amacı, ülkemiz hayvan sağlığı, üretimi ve beslenmesine ilişkin sorunların çözümüne nükleer ve ilgili ileri tekniklerle katkıda bulunmaktır. Kullanılan nükleer, biyoteknolojik ve moleküler biyolojik tekniklerle hayvancılıkta üretim, kalite ve verimin artırılması, toplumun beslenme ve gıda güvenliğinin sağ

lanması, kalite güvence sisteminin kurulması, ekonomik kayıplara sebep olan hastalıkların teşhisi ve eradikasyonu için çalışmalar yapılmaktadır. 

Nükleer teknikler hayvancılığın iyileştirilmesi ve hayvansal üretimin artırılmasında geniş çapta uygulama alanı bulmakta, mikrobiyoloji, parazitoloji, çevre, koruyucu hekimlik gibi birçok dalda yürütülen araştırmalarda başarıyla kullanılmaktadır. Radyoizotop işaretleme tekniklerinin kullanılmasıyla hayvan beslemede, hayvansal üremenin izlenmesinde ve hastalıkların teşhisinde çok önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Uygulamada kullanılan nükleer teknikler iki ana grupta toplanabilir. Birincisi, maddelerin (yem, biyolojik madde vb.) kimyasal ve fiziksel özelliklerini değiştirmeden radyoizotoplarla işaretleme yapılarak kullanılan izleme tekniği, diğeri ise maddelerin bazı özelliklerini değiştirmek için uygulanan ışınlama tekniğidir.

İzotoplar çiftlik hayvanlarının beslenmesi konusunda, besin maddelerinin, vitamin, mineral gibi katkı maddelerinin metabolizmada izlediği yol, kullanımı, emilimi, depolanması, atılımı gibi konularda bilgi edinilmesini sağlarlar. Radyoizotoplarla işaretlenen vücut metabolitlerinin veya yemlerin metabolizma süresince izlenmesi sonucunda elde edilen bulgular hayvan yemlerinin süt ve ete dönüşmesini sağlayacak önemli ipuçlarını en iyi şekilde verirler. Bu çalışmalar hayvan yetiştiriciliğinde gelişmeyi ve karlılığı sağladıkları gibi tüketici sağlığının korunması için vazgeçilmez unsurlar taşırlar. Hayvan sağlığı için geliştirilen ilaçlar ve aşıların izledikleri yol, etki mekanizmaları, atılım şekilleri yine radyoizotoplarla işaretlenerek izlenir ve güvenilir, doğru sonuçlara ulaşılır.

Hayvancılık stratejilerinin geliştirilmesinde radyoizotopların kullanıldığı önemli bir alan da üreme fizyolojisidir. Çiftlik hayvanlarının üreme performansının artırılması ve üremenin kontrolü vücut dokularında çok düşük miktarlarda bulunan hormonların tayini ile mümkün olmaktadır. Radioimmunoassay (RIA) üreme hormonlarının tayininde kullanılan duyarlı ve özgün bir tekniktir. Bu teknikte hormon (antijen) veya hormona karşı üretilen antikor radyoizotoplarla işaretlenir, oluşan antjen -antikor kompleksinin radyoaktivitesi uygun sayım yöntemi ile belirlenerek hormon miktarları bulunur. Bu tekniğin uygulanmasında hayvandan alınacak çok az miktardaki kan veya süt örneği kullanılır. RIA, hayvanların gebeliğe hazır olup olmadıkları, erken gebeliğin tayini, üreme hastalıklarının teşhisi ve suni tohumlama zamanının belirlenmesi gibi birçok konuda karar vermeyi sağlar. RIA ayrıca diğer birçok alanda teşhis ve izleme tekniği olarak güvenle kullanılmaktadır.

 

Özellikle zoonoz öneme sahip hastalıkların teşhisinde, kontrol ve eradikasyonunda kullanılan RIA ve diğer ileri teknikler (Enzyme - Linked Immunosorbent Assay - ELISA ve Enzymeimmunossay - EIA) hayvancılık, toplum sağlığı ve sosyo -ekonomik gelişme açısından önem taşımaktadırlar. Bu testler vücut sıvılarında çok az miktarda bulunan hastalık etkenini veya hastalık etkenine karşı oluşan antikorları belirleyerek hastalıkların epidemiyolojisi, teşhis ve tedavisi konusunda önemli bilgiler vermektedirler.

  

 

Işınlama tekniği çeşitli gıda kaynaklı parazit ve hastalık etkenlerinin eliminasyonunda kullanılmaktadır. Mikroorganizmaların üreme ve enfeksiyon yaratma yeteneklerinin engellenmesi gama radyasyonuyla mümkün olmaktadır. Son yıllarda gama ışınlamanın bu özelliğinden yararlanılarak aşıların zayıflatılması (attenuasyonu) üzerinde çeşitli çalışmalar yürütülmekte ve çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.

 

 

Işınlama tekniği yem ve yem hammaddelerinde mikroorganizmalardan kaynaklanan bulaşmayı gidermek için de kullanılır. Besin maddelerinin kontaminasyonu gerek hayvan ve insan sağlığı gerekse gıda ticareti için önem taşımaktadır. Işınlama prosesi yemlerdeki patojen mikroorganizmaların inaktivasyonunu gerçekleştirir, yem maddelerinin depolanma sürelerini artırır.

Atıksularda bulunan doğal ve sentetik östrojenlerin çok az bir kısmı arıtma tesislerinde temizlenebilmekte, önemli bir kısmı ise akarsu ve yer altı sularına karışarak besin zincirine geçmektedir. İnsan sağlığına zararlı olan ve çevre kirliliği bakımından önem arz eden bu bileşiklerin sulardaki miktarlarının belirlenmesi ve parçalanarak insan sağlığına zararsız hale getirilmesi için gerekli gama ışınlama dozunun tespitine yönelik çalışmalar da yapılmaktadır.

             

 

Cryptosporidium sp. sularla insanlara bulaşan, halk sağlığı ve çevre açışından önem taşıyan bir parazittir. Birçok arıtma koşullarına dayanıklı olan bu parazitin inaktivasyonu için etkili ve ekonomik su arıtım sistemlerine gerek duyulmaktadır. Bu hususta Cryptosporidium sp.’ni inaktive eden gama ışınlama dozunun tespitine yönelik çalışmalar yapılmıştır.

 

 

Evcil hayvanların lenfositlerinde gama radyasyon sonucu oluşan mikronükleusların belirlenmesi, buradan yola çıkarak alınan radyasyon dozunun hesaplanması ve bu testin çevresel taramalarda kullanılabilirliğinin araştırılması,  nükleer kaza durumlarında hayvansal ürünlerin tüketime verilip verilmeyeceğinin belirlenmesi için çalışmalar yapılmaktadır.

   

 

Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi, Nükleer Teknikler Bölümü'ne bağlı Hayvancılık Birimi'nde nükleer tekniklerin uygulanması kapsamında yapılmış bazı çalışmalar:

  • Çiftlik hayvanlarının üreme performansını artırmak için progesteron RIA testi saha uygulamaları, östrus siklusunun ve gebeliğin kontrolü, suni tohumlama çalışmaları, fertilite kontrolü amacıyla üremeye ilişkin sorunların teşhisi ve çözümü.
  • Çeşitli hormonlara karşı RIA ve EIA tekniklerinin geliştirilmesi, bu amaçla antikor üretilmesi, saflandırılması ve özelliklerinin belirlenmesi.
  • EIA progesteron kitinin ( REPROKON) üretimi.
  •  Uygun anaerobik bakteri seçilerek fermentatif veya fotosentetik yöntemlerle karbonhidratlardan ve/veya yenilenebilir biyolojik atıklardan hidrojen üretimi; Gama radyasyonun bakterilerin hidrojen üretme yetenekleri üzerine etkisinin araştırılması.
  • Paraziter ve enfeksiyöz hastalıkların teşhisi ve epidemiyoljisi amacıyla RIA ve ELISA tekniklerinin geliştirilmesi, bu amaçla antijen üretilmesi.
  • Hayvansal gıda kaynaklı parazitlerin eliminasyonunda gama ışınlarının kullanılması.
  • Bazı parazitlerin kültürlerinin hazırlanması ve gama ışınlarının bu parazitlerin üreme ve gelişim fonksiyonları üzerine etkisi.
  • Atıksuların ve biyokatıların mikroorganizma yükünün incelenmesi ve nükleer teknolojilerden yararlanılarak temizlenmesi.
  • Enfeksiyöz hastalıkların teşhisinde ve hastalık etkenlerinin tür tayininde nükleer, moleküler biyolojik ve biyoteknolojik yöntemlerden yararlanılması.
  • Kene kaynaklı hastalıklarda kontrolün sağlanması amacıyla vektör kenelerin üreme aktivitelerinin ışınlama yoluyla engellenmesi, doğadaki kene populasyonunun azaltılması.
  • Enfeksiyon etkeni taşıyan çeşitli suşların gama ışınlama ile zayıflatılarak aşı üretiminde kullanılması.
  • Nükleer ve ilgili ileri tekniklerle yem maddelerinin kimyasal bileşim ve besin değeri bakımından incelenmesi.
  • Farklı yiyecekler ve beslenme faktörlerine karşı hayvan tarafından gösterilen tepkilerin radyoizotop izleme tekniği ile incelenmesi.
  • Nükleer analitik teknikler kullanılarak hayvanlarda beslenme hastalıklarının teşhis ve değerlendirilmesi, bireysel ve bölgesel mineral saplementasyonların hazırlanması.
  • Naylon torba, gaz üretimi, enzimatik sindirim ve deterjan ekstraksiyonları ile ruminantlar için yem maddelerinin in situ ve in vitro kuru madde parçalanabilirliğinin belirlenmesi.
  • Lignoselülozların ruminal sindirilebilirliğini artırmak için radyasyonla muamelesi.
  • Yem maddeleri ve hayvansal ürünlerde radyoaktif kirlenmenin incelenmesi ve kontrolü.