Google Web TAEK
 
IAEA - WHO - UNDP BASIN AÇIKLAMASI

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı

Dünya Sağlık Örgütü

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı

Yazdırmak İçin Tıklayınız (MS Word)

(5 Eylül 2005)

Çernobil: Kazanın Gerçek Boyutu

20 Yıl Sonra Bir BM Raporu: Kesin Cevaplar ve Yaşamların Onarılması İçin Yollar

 

100'den fazla bilim adamından oluşan uluslararası bir ekip, yaklaşık 20 yıl önce Çernobil Nükleer Santralında meydana gelen kazadan kaynaklanan radyasyon maruziyetinden dolayı toplam olarak en fazla dörtbin kişinin ölebileceği sonucuna varmıştır.

Ancak, 2005 ortası itibariyle, doğrudan felaketten kaynaklanan radyasyonla ilişkilendirilebilecek 50'den az ölüm kaydedilmiştir ki bunların hemen hemen tamamı yüksek dozda radyasyona maruz kalmış kurtarma işçileridir ve çoğu kazadan hemen sonraki aylarda ölmüşlerdir ama yine de içlerinde 2004'e kadar yaşayanlar da vardır.

Yeni sayılar Çernobil Forumu tarafından yayımlanan "Çernobil Efsanesi: Sağlık, Çevre ve Sosyoekonomik Etkiler (Chernobyl's Legacy: Health, Environment and Socio-Economic Impacts)" özet raporunda sunulmaktadır. Özet rapor, tarihteki en büyük nükleer kazanın 20 yıllık etkilerini değerlendiren yüzlerce bilim adamı, ekonomist ve sağlık uzmanının çalışmalarını içeren üç cilt ve 600 sayfadan oluşan bir rapora dayanmaktadır. Forum; Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (UN-OCHA), Birleşmiş Milletler Atomik Radyasyonun Etkileri Komitesi (UNSCEAR) ve Dünya Bankası olmak üzere BM'in 8 uzman ajansı ve Beyaz Rusya, Rusya ve Ukrayna Hükümetlerinden  oluşmaktadır.

Çernobil Forumunun Başkanı ve bir radyasyon etkileri uzmanı olan Dr. Burton Bennett "En son araştırmaları içeren bu derleme, Çernobil kazasından kaynaklanan ölümlerin, hastalıkların ve ekonomik sonuçların gerçekte ne miktarda olduğuna dair öne çıkan soruların cevaplanmasına yardım edebilecektir" açıklamasını yapmaktadır. "Kazadan en çok etkilenen üç ülkenin hükümetleri ileriye doğru açık bir yol bulmaları gerektiğini ve bu yolda ilerlemenin çevre, sağlık ve ekonomik sonuçlarla ilgili güvenilir bir ortak karara ve uluslararası topluluğun bazı iyi tavsiyelerine ve desteğine dayanmak zorunda olduğunu kavradılar".

Bennett şu şekilde devam etmektedir: "Bu, özellikle ilk günlerde çok yüksek radyasyon dozlarına maruz kalan binlerce işçi ve tiroit kanserine yakalanan binlerce kişi için büyük sağlık problemlerine yol açan çok ciddi bir kazaydı. Ancak, genellikle, ne çevreleyen bölgedeki kalan nüfus üzerinde büyük negatif sağlık etkileri ne de birkaç yasak bölge haricinde insan sağlığı üzerinde önemli tehdit oluşturacak yaygın bir radyoaktif kirlenme tespit edemedik."

Forum'un raporu, etkilenen ülkelere kazanın sonuçlarının gerçek boyutlarını anlamalarında yardım etmeyi ve Beyaz Rusya, Ukrayna ve Rusya hükümetlerine kazadan kaynaklanan büyük ekonomik ve sosyal problemleri çözmek için yollar önermeyi hedeflemektedir. Üç hükümet temsilcileri de dahil olmak üzere Forum üyeleri 6-7 Eylülde Viyana'da Çernobil radyasyon etkileri ve korunma ile ilgili dünya uzmanlarının bulguları göz önüne almak ve tavsiyelerde bulunmak için bir araya geleceği daha önce benzeri olmayan büyüklükte bir toplantıda buluşacaklardır.

Çalışmanın Başlıca Bulguları

Düzinelerce önemli bulgu ana raporda yer almaktadır:

-         Yaklaşık olarak 1.000 reaktör saha personeli ve acil durum işçisi kazanın ilk günü yüksek seviyede radyasyona ağır şekilde maruz kaldılar; 1986-1987 arasındaki dönemde radyasyona maruz kalan 200.000'den fazla[1] acil durum ve kurtarma operasyonu işçisi arasından tahmini olarak 2.200'ünün ölümlerinin radyasyon kaynaklı olacağı beklenmektedir.

-         Beyaz Rusya, Rusya ve Ukrayna'nın kaza nedeniyle radyoaktif kirlenmeye maruz kalan bölgelerinde şu anda beş milyon kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir; bunların 100.000 kadarı geçmişte hükümet yetkilileri tarafından "sıkı kontrol" bölgesi olarak sınıflandırılan bölgelerde yaşamaktadır. Mevcut "bölgelendirme" tanımlarının yeni bulguların ışığında gözden geçirilip düzeltilmesi ve gevşetilmesi gerekmektedir.

-         Çoğu kaza zamanında çocuk yaşta veya ergenlik çağında olan kişilerde kazanın sebep olduğu radyoaktif kirlenmeden kaynaklanan 4.000 tiroit kanseri vakası görülmüş en az dokuz çocuk tiroit kanserinden ölmüştür; ancak, bu tür kanser kurbanlarının hayatta kalma oranı Beyaz Rusya deneyimine bakıldığında neredeyse %99'dur.

-         Çoğu acil durum işçisi ve radyoaktif açıdan kirlenmiş bölgelerde yaşayan insanlar göreceli olarak düşük ve doğal radyasyon seviyeleri ile karşılaştırılabilecek düzeyde tüm vücut radyasyon dozlarına maruz kalmışlardır. Bunun sonucu olarak, etkilenen nüfus arasında doğurganlığın azalması ile ilgili bir kanıt bulunmamıştır ve beklenmemektedir radyasyon maruziyetiyle ilişkilendirilebilecek doğuştan sakatlıklara da rastlanmamıştır.

-         Fakirlik ve "yaşam stilinden" kaynaklanan hastalıklar eski Sovyetler Birliğinde yaygındır ve akıl sağlığı problemleri yerel topluluklar üzerinde radyasyon maruziyetinden çok daha büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

-         Etkilenen bölgelerden taşınan 350.000 civarında insan üzerinde göçün derin travmatik etkileri olduğu kanıtlanmıştır. 116.000 kişi en ağır etkilenen bölgeden hemen kaza sonrasında taşınmış olsa da daha sonraki göçlerin radyasyon maruziyetini azaltmada çok az etkisi olmuştur.

-         Radyasyon tehdidi ile ilgili bitmek bilmeyen söylentiler ve yanlış anlamalar etkilenen bölgelerde yaşayanlar üzerinde "felç edici kaderciliğe" yol açmıştır.

-         Eski Sovyetler Birliği tarafından başlatılan ve Beyaz Rusya, Rusya ve Ukrayna tarafından devam ettirilen büyük rehabilitasyon ve sosyal yardım programlarının radyasyon koşulları değiştiğinden, hedefler iyi seçilmediğinden ve fonların yetersizliğinden dolayı yeniden formüle edilmesi gereklidir.

-         Hasara uğrayan reaktörü çevrelemek üzere inşa edilen lahdin yapısal elemanları çürümüştür ve çöküp radyoaktif toz salımına sebep olma riski vardır.

-         Çernobil Nükleer Santrali sahasında ve çevresindeki tonlarca yüksek seviyeli radyoaktif atığın mevcut güvenlik standartlarına uyumlu şekilde bertaraf edilmesi için kapsamlı bir plan henüz tanımlanmamıştır.

Rapor, radyasyon kaynaklı ölümlerin ve hastalıkların yanında Çernobil'in akıl sağlığı üzerindeki etkisini "kazanın yarattığı en büyük kamu sağlığı problemi" olarak tanımlamaktadır ve bu zarar verici psikolojik etkiyi kısmen doğru bilgi eksikliğine bağlamaktadır. Bu problemler, kendi sağlığını olumsuz yönde değerlendirme, hayatının kısaldığına inanma, başkalarının yardımı olmadan karar verme yeteneğinin azalması ve devletin yardımına muhtaç olma biçiminde kendini göstermektedir.  

UNDP Çernobil bağlantı noktası Louisa Vinton "Çernobil kazasından 20 yıl sonra, etkilenen bölgelerde yaşayanlar mümkün olan sağlıklı ve üretken hayatlar sürdürmek için gerekli bilgilerden hala mahrumlar" açıklamasını yapıyor. "Birlikte çalıştığımız hükümetlere halklarına doğru bilgiyle ulaşmaları gerektiğini sadece düşük seviyeli radyasyon kirliliği olan bölgelerde nasıl güvenli yaşanacağı ile ilgili değil aynı zamanda nasıl sağlıklı yaşam stilleri sürdürebileceklerini ve yeni geçim yolları yaratabilecekleri ile ilgili bilgi vermelerini tavsiye ediyoruz". WHO'nun Radyasyon Programı Müdürü Dr. Michael Repacholi "Çernobil Forumunun toplamı rahatlatıcı bir mesajdır" diyor.

Çoğu çocuklar olmak üzere 4.000 tiroit kanseri vakası görüldüğünü ancak dokuz ölüm haricinde hepsinin iyileştiğini açıklıyor. "Öte yandan uluslararası uzmanlar ekibi etkilenen bölgede yaşayanlarda lösemi ve kanser olaylarında herhangi bir artışa işaret eden hiç bir kanıt bulamamıştır".

Uluslararası uzmanlar yüksek radyasyona maruz kalan Çernobil nüfusunda, ki bunlar 1986-1987 arasında çalışan acil durum işçileri ve en yüksek radyasyon kirliliğine maruz kalan bölgelerde yaşayanlar ve buralardan boşaltılanlardır, radyasyonun 4.000'e kadar ölüme sebep olabileceğini hesaplamıştır. Bu sayı hem radyasyon kaynaklı kanser ve lösemi ölümlerini hem de bu nüfus tarafından alınan radyasyon dozlarından yapılan hesaplara dayalı istatistiksel tahmini içermektedir. İnsanların dörtte biri Çernobil radyasyonu kaynaklı olmayan spontane kanserler nedeniyle öldüğünden %3 civarındaki radyasyon kaynaklı artışın gözlenmesi zor olacaktır. Yine de, acil durum ve kurtarma operasyonu işçilerinin en çok radyasyona maruz kalan grupları arasında belli kanser türlerinde (örn. lösemi) belli zaman dönemlerinde bir miktar artış halihazırda gözlenmiştir. Repacholi, tahminlerin bu tür dozların etkileri ile ilgili 60 yıllık bilimsel deneyimi kullandığını açıklamıştır.

Repacholi şu sonuca varmaktadır: "Kazanın sağlık etkileri potansiyel olarak korkunçtu, ancak kanıtlanmış bilimsel sonuçları kullanarak bunları üst üste koyduğunuzda, halk sağlığı etkileri ilk anda korkulduğu kadar büyük değildi"   

Raporun tahmin ettiği ölü sayısı daha önceki, pek çok yerde yayımlanmış radyasyona maruz kalma sonucu onbinlerce kişinin öleceği yolundaki spekülasyonlara göre çok daha düşüktür. Ancak, şu anda Viyana'da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansında radyasyon uzmanı olarak çalışan ve kaza zamanında eski Sovyetler Birliğinde bir bilim adamı olarak çalışmakta olan Dr. Mikhail Balonov'a göre 4.000 sayısı 1986'da Sovyet bilim adamları tarafından hesaplanandan çok farklı değildir.

Çevre etkileri açısından da raporlar rahatlatıcıdır bilimsel değerlendirmeler göstermektedir ki hala kapalı, yüksek ölçüde radyasyon kirliliğine sahip reaktörün çevresindeki 30 kilometrelik bölge ve bazı yakın kapalı göller ve sınırlı girişe izin verilen ormanlar haricinde radyasyon seviyesi genellikle kabul edilebilir düzeye inmiştir. Felaket meydana geldiğinden beri Çernobilin etkilerinin giderilmesi çalışmalarında yer almış bir kişi olan Çernobil Forumunun bilim sekreteri Balonov "Çoğu bölgede problemler sağlık ve çevre problemleri değil ekonomik ve psikolojik problemlerdir" demektedir.

Tavsiyeler

Yardım çabalarının yüksek ölçüde radyasyon kirliliğine maruz kalan bölgelere odaklanması ve hükümet programlarının gerçekten ihtiyacı olanlara yardım edecek şekilde yeniden düzenlenmesi tavsiye edilmektedir. Önerilen değişiklikler programları "bağımlılık" ve "kurban" zihniyeti geliştirmekten uzaklaştıracak ve bunların yerine fırsatları teşvik eden inisiyatifler getirecek, yerel gelişimi destekleyecek ve insanların geleceğe güven duymalarını sağlayacaktır.

Forum raporu, sağlık alanında, Akut Radyasyon Sendromu (ARS) geçiren işçilerin ve yüksek radyasyona maruz kalan diğer acil durum personelinin sıkı şekilde takip edilmeye devam edilmesini önermektedir. Rapor aynı zamanda radyoaktif iyoda maruz kalan çocukların tiroit kanseri için ve yüksek dozda radyasyona maruz kalan işçilerin diğer kanser türleri için izlenmesini önermektedir. Ancak, hedef nüfus yaşlandıkça radyasyon harici sebeplerden görülecek tiroit kanserlerinin oranı belirgin şekilde artacağından mevcut izleme programları maliyet verimi açısından değerlendirilmelidir. Bunun da ötesinde yüksek kaliteli kanser kayıt sistemlerinin sürekli hükümet desteğine ihtiyacı vardır.

Rapor, çevre alanında, insanların radyasyona maruz kalmasının ve gıda maddelerindeki radyoaktif kirlenmenin değerlendirilmesi ve iyileştirici faaliyetlerin ve radyasyon azaltma önlemlerinin etkilerinin analiz edilmesi için radyoaktif sezyum ve stronsiyumun uzun süreli gözlenmesini önermektedir. Belli gıda ürünlerindeki radyoaktif kirlenmenin kalıcılığı ve radyoaktif madde alımını azaltacak gıda hazırlama yöntemleri ile ilgili halka daha iyi bilgi sağlanması gerekmektedir. Bazı bölgelerde bazı doğadan toplanan gıda ürünlerinde hala kısıtlamaların uygulanması gerekmektedir.

Çevrenin korunması alanında rapor aynı zamanda istikrarlı yönetim ve her türlü radyoaktif atık tipi kapasitesinin güvence altına alınması için "Sığınak, Çernobil Nükleer Santralı ve Yasak Bölge için entegre atık yönetimi programı" önermektedir. Rapora göre, atıkların depolanması ve bertaraf edilmesi tüm Yasak Bölgede etraflıca ele alınmalıdır.

Balonov, insanların radyasyona maruz kalma oranının yüksek olmadığı bölgelerde iyileştirme çalışmaları yapılmasına gerek olmadığına işaret etmektedir. "Sağlık yada çevre etkileri beklemiyorsak, kaynaklarımızı ve çabalarımızı düşük öncelikli, düşük radyasyon kirliliğine sahip alanlarda sarf etmemeliyiz. Çabalarımızı ve kaynaklarımızı gerçek problemlere odaklamalıyız" demektedir.

Nüfusun özellikle kırsal kesimdeki büyük kısmının hala doğru bilgiden yoksun olduğu gerçeğine dikkat çeken önemli bir tavsiye, hem halkın bilgilendirilmesi hem de daha önceki çabaları engelleyen güven eksikliğinin giderilmesi için yeni yöntemler bulunmasının önemini vurgulamaktadır. Rapora göre doğru bilgiler yıllardır mevcut olmasına rağmen ya ihtiyacı olanlara ulaşamamıştır ya da insanlar bu bilgilere güvenmemiş, kabul etmemiş ve buna göre davranmamıştır.

Bu öneriye göre bilginin toplum liderleri ve sağlık çalışanlarını içeren belli bir dinleyici kitlesini hedeflemesi, bunun yanında iç ve dış radyasyona maruz kalma miktarının nasıl azaltılabileceği ve hastalık ve ölüm sebepleri bilgilerini vermekle birlikte sağlıklı yaşam stillerini teşvik eden daha geniş bir strateji uygulanması önerilmektedir.

Sosyoekonomik alanda rapor bireylere kendi hayatlarının kontrolünü, toplumlara ise kendi geleceklerinin kontrolünü ellerine almalarına yardım edecek yeni yaklaşımlar geliştirilmesini önermektedir. Rapor, daha iyi hedeflenmiş faydalar, az kirlenmiş bölgelerde yaşayan insanlara sağlanan gereksiz faydaların devreden çıkarılması, birincil sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, güvenli gıda üretim teknikleri için destek ve küçük ve orta büyüklükteki işletmeler de dahil olmak üzere özel sektör gelişiminin ve yatırımların desteklenmesi yollarıyla Çernobil programlarının hükümetler tarafından düzene koyulup yeniden odaklanması gerektiğini belirtmektedir.

Vinton: "En önemli ihtiyaç, küçük taşra işletmelerinin teşvik edilmesi için daha iyi mevzuatla  birlikte sağlıklı yaşam stilleri için doğru bilgidir. Gerçek tehlike fakirliktir. İnsanları güçlendirmek için gerekli adımları atmamız gerekiyor" demektedir.

Uzun Süredir Sorulan Sorulara Cevaplar

Kazanın sonucu olarak insanlar ne kadar radyasyona maruz kaldılar?

26 Nisanda radyasyona maruz kalan reaktör sahasında çalışan personel ve acil durum işçileri haricinde, çoğu kurtarma operasyonu işçisi ve radyoaktif kirlenmeye maruz kalan bölgelerde yaşayanlar göreceli olarak düşük tüm vücut radyasyon dozları aldılar. Bu dozlar doğal radyasyon seviyesi ile karşılaştırılabilecek düzeydeydi ve yüksek doğal radyasyon seviyelerine sahip dünyanın bazı bölgelerinde yaşayanların aldığı ortalama dozlardan daha düşüktü.

Radyoaktif açıdan kirlenen bölgelerde yaşayan beş milyon insanın çoğunluğu için maruz kalınan radyasyon miktarı genel halk için önerilen radyasyon doz limitleri içerisindeydi. Yine de yaklaşık 100.000 kişi daha yüksek dozlar aldı. Bu bölgelerin iyileştirilmesi ve bazı tarımsal önlemlerin uygulanması hala devam etmektedir. Radyasyona maruz kalma seviyelerinin daha da azaltılması yavaş olacaktır, ancak, kaza kaynaklı ışınlanmanın çoğu hali hazırda gerçekleşmiş durumdadır.

Kaç kişi öldü ve gelecekte daha kaç kişinin ölmesi bekleniyor?

Çernobil'le ilişkilendirilebilecek şu ana kadar gerçekleşen toplam ölümler ve gelecekte acil durum işçilerinin ve en çok kirlenen bölgelerde yaşayanların yaşamları süresince beklenen ölümlerin toplam sayısı 4.000 civarında hesaplanmaktadır. Bu sayı akut radyasyon Sendromu nedeniyle ölen 50 acil durum işçisini, tiroit kanserinden ölen 9 çocuğu ve 1986-1987 yılları arasında çalışan 200.000 acil durum işçisi, kirlenen bölgelerden boşaltılan 116.000 kişi ve en çok kirlenen bölgelerde yaşayan 270.000 kişi (toplam yaklaşık 600.000 kişi) için hesaplanan radyasyon kaynaklı kanser ve lösemi nedeniyle toplam 3.940 ölümü içermektedir. Bu üç ana grup Çernobil radyasyonuna maruz kalan insanlar arasında en yüksek doz alan gruplardır.

Hesaplanan 4.000 kayıp söz konusu 600.000 insanın ömürleri süresinde gerçekleşebilir. Bunların yaklaşık dörtte biri Çernobil radyasyonu kaynaklı olmayan spontane kanserler nedeniyle öleceğinden, radyasyon kaynaklı %3'lük yükselmenin gözlenmesi zor olacaktır. Yine de, en yüksek radyasyona maruz kalan acil durum ve kurtarma işçileri arasında bazı belli kanser türlerinde (örn. lösemi) artış hali hazırda gözlenmiştir.

Etkilenen bölgelerde binlerce insanın doğal sebeplerle ölmesi gerçeği kazanın etkileri konusunda kafa karıştırmaktadır. Yaygın hastalık beklentisi ve tüm sağlık problemlerini radyasyonla ilişkilendirme eğilimi de yerel halkın Çernobil'le ilişkili ölümlerin gerçekte olduğundan çok daha fazla olduğunu düşünmelerine yol açmaktadır.

Şu ana kadar hangi hastalıklar görüldü ve gelecekte hangi hastalıklar görülebilir?

Kazadan hemen sonra radyoaktif iyot içeren gıdalar yiyen kişiler göreceli olarak yüksek tiroit dozları aldılar. Bu özellikle radyoaktif açıdan kirli otları yiyen ineklerin sütünü içen çocuklar için doğrudur. İyot tiroit bezinde toplandığından çocuklardaki tiroit kanseri vakalarının başlıca sorumlusudur.

Son zamanlardaki birkaç çalışma acil durum işçileri arasında lösemi vakalarında bir miktar artış olduğunu ancak radyoaktif açıdan kirlenen bölgede yaşayan çocuklar ve yetişkinler arasında olmadığını bildirmektedir. Solid kanser vakalarında ve dolaşım sistemi hastalıklarında bir miktar artış not edilmiştir, ancak bu durum sigara, alkol, stres ve sağlıksız yaşam stili gibi diğer faktörlerden dolaylı yoldan etkilendiğinden daha ileri değerlendirmeler yapılması gerekmektedir.

Herhangi bir kalıtsal etki gözlendi mi ya da gözlenecek mi?

Göreceli olarak düşük dozlar nedeniyle radyoaktif açıdan kirli bölgelerde yaşayan erkekler ve kadınlar arasında kısırlık görüldüğüne dair bir kanıt yoktur ve beklenmemektedir. Dozlar çok düşük olduğundan ölü doğum sayısı, gebelikteki advers etkiler (APO), doğum komplikasyonları veya çocuğun genel sağlığı üzerinde bir etkisi olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur. Beyaz Rusya'nın hem kirlenmiş hem de kirlenmemiş bölgelerinde rapor edilen sakat doğumlardaki az miktardaki artış radyasyon kaynaklı değil raporlamayla ilgili görünmektedir.

Hızlı şekilde yaptırılan göçün yarattığı travma kalıcı psikolojik veya akıl sağlığı sorunlarına sebep oldu mu?

Kendi sağlığının kötü olduğu algısı da dahil olmak üzere stres semptomları, depresyon, anksiyete ve tıbbi olarak açıklanamayan fiziksel semptomlar rapor edildi. Etkilenen halkın "kurtulanlar" olarak değil "kurbanlar" olarak belirtilmesi bunların kendilerini aciz,  zayıf ve kendi gelecekleri üzerinde hiçbir kontrolleri olmadığı biçimde algılamalarına yol açtı. Bu durum sonuçta, ya aşırı dikkatli davranış ve abartılmış sağlık korkularına ya da hala yüksek ölçüde kirli olan mantarları, böğürtlen benzeri meyveleri ve av etlerini tüketmek, aşırı alkol ve tütün kullanmak, korunmasız ve rasgele seks yapmak gibi kayıtsız davranışlara yol açtı.

Çevresel etkiler neydi?  

Çernobil'den etkilenen ekosistemler geçmiş yirmi yıl boyunca geniş şekilde gözlendi incelendi. Radyoaktif çekirdeklerin salımı on gün boyunca sürdü ve Avrupa'da 200.000 kilometre kareden fazla toprağı kirletti. Birikme miktarı radyoaktif açıdan kirli hava kütleleri geçerken yağmur yağıp yağmadığına bağlı olarak değişti.

Stronsiyum ve plütonyum izotoplarının çoğu hasarlı reaktörün 100 kilometre yakınında birikti. Kazadan sonra büyük öneme sahip radyoaktif iyot kısa yarı ömürlüdür ve şu ana kadar tamamı bozunup yok olmuştur. 30 yıl yarı ömre sahip stronsiyum ve sezyum ısrarcıdır ve gelecek on yıllarda önemini koruyacaktır. Her ne kadar plütonyum izotopları ve amerisyum-241 daha binlerce yıl kalacak olsalar da insanların radyasyona maruz kalmalarındaki katkıları düşüktür.

Yerleşim birimlerindeki radyoaktif kirlenmenin kapsamı nedir?

Yollar, çimenlikler ve çatılar gibi açık yüzeyler en ağır şekilde radyoaktif kirlenmeye maruz kalan yerlerdi. Çernobil'e en yakın şehir olan Pripyat'ta yaşayanlar hemen boşaltıldılar böylece radyoaktif maddeler tarafından radyasyona maruz kalma potansiyelleri azaltıldı. Rüzgar, yağmur ve insan faaliyetleri yüzeydeki radyoaktif kirlenmeyi azalttı ancak atık ve kanalizasyon sistemlerinde ikincil kirliliğe yol açtı. Toprağın hiçbir etkiye maruz kalmadığı yerlerde seviye daha yüksek olsa da yerleşim alanlarının üzerindeki hava doğal radyasyon seviyelerine döndü.

Tarım alanları ne kadar kirlendi?

Hava etkileri, fiziksel bozunum, radyoaktif çekirdeklerin toprakta aşağıya doğru hareketi ve biyolojik mevcudiyetin azalması radyoaktif çekirdeklerin bitki ve hayvanlara aktarılma miktarını belirgin şekilde azalttı. Otlar ve hayvanlar tarafından hızlı bir şekilde soğurulan ve süte geçen radyoaktif iyot ilk dönemde önemliydi ve eski Sovyetler Birliği'nin ve Güney Avrupa'nın bazı bölgelerinde yüksek seviyeler gözlendi ancak bu çekirdeğin kısa yarı ömrü nedeniyle bu kaygı kısa sürede ortadan kalktı. Şu anda sütte,ette ve bazı bitkisel gıdalarda bulunan ve uzunca bir süre kalacak olan  radyoaktif sezyum insanların içten ışınlanması açısından en büyük öneme sahiptir, ancak birkaç bölge haricinde derişimi güvenli seviyelere düşmüştür.

Ormanlardaki kirlilik ne seviyededir?

Kazayı takiben ormanlardaki bitki ve hayvanlar yüksek dozda radyoaktif sezyum soğurdular özellikle mantar, böğürtlen cinsi meyveler ve av hayvanlarında kalıcı yüksek seviyeler bulunmaktadır. Tarım ürünlerinden kaynaklanan ışınlanma azaldığından orman ürünlerinden kaynaklanan ışınlanmanın önemi göreceli olarak arttı ve ancak radyoaktif malzemelerin toprağın içerisinde aşağıya doğru hareket etmesi ve yavaşça bozulması ile azalacaktır. Likenlerden rengeyiklerine oradan da insanlara yüksek miktarda radyoaktif sezyum transferi Arktik ve Sub-Arktik bölgelerde görülmektedir. Finlandiya, Norveç, Rusya ve İsveç'te rengeyiği etinde yüksek radyoaktif kirlenme mevcuttur. Kaygı duyan hükümetler av sezonunu hayvanların daha az radyoaktif açıdan kirli ete sahip oldukları döneme almak da dahil olmak üzere avlanmaya bazı sınırlamalar getirmişlerdir.

Su sistemleri ne kadar kirlidir?

Yüzey sularındaki radyoaktif kirlilik Avrupa'nın büyük bölümünde seyrelme, fiziksel bozunum ve radyoaktif çekirdeklerin yatak çökeltileri ve kum tarafından soğurulması nedeniyle hızlı bir şekilde azaldı. Sudaki besin zincirindeki biyolojik birikim nedeniyle Almanya ve İskandinavya gibi uzak yerlere kadar olan göllerdeki balıklarda yüksek radyoaktif sezyum derişimlerine rastlandı. Balık kaslarında değil kılçıklarında biriken karşılaştırılabilir radyoaktif stronsiyum seviyeleri insanlar açısından önemli değildir. Şu anda, dışarıya su akışı olmayan "kapalı" göller haricinde balıklardaki ve sulardaki seviyeler göreceli olarak düşüktür. Bu göllerde balıklardaki radyoaktif sezyum seviyesi daha on yıllar boyunca yüksek kalacaktır ve bu nedenle buralardaki avlanma kısıtlamaları devam ettirilmelidir.

Hangi çevresel önlemler ve iyileştirmeler uygulanmaktadır?

İlk uygulanan tarımsal önlemler içerisinde en verimli olan radyoaktif açıdan kirlenmiş çayır otlarının hayvan beslenmesinden çıkarılması ve sütün radyasyon seviyesinin ölçülmesi olmuştu. Her ne kadar 1990'ların ortalarında ekonomik problemlerin zorlaması nedeniyle bazı önlemlerin uygulanmasında kesinti olması nedeniyle bitkisel ve hayvansal ürünlerdeki radyoaktif çekirdek miktarında bir miktar artış görüldüyse de Yem bitkileri için toprağın işlenmesi, temiz besleme, sezyum bağlayıcıların kullanılması (bu radyoaktif sezyumun yemden süte geçmesini engellemiştir) radyoaktif kirlenmenin büyük ölçüde azalmasını ve tarımın devam edebilmesini sağladı. Üç ülkedeki bazı tarım alanları iyileştirme yapılıncaya kadar kullanım dışı bırakıldılar.

Mevsimsel olarak radyoaktif sezyum seviyesinin yüksek olabileceği yerlerde av etinin tüketilmesinin engellenmesi için avla ilgili değişikliklerle birlikte orman bölgelerine erişimin, av eti, böğürtlen benzeri meyveler ve mantar gibi gıda maddeleri hasadının ve insanlar tarafından yakacak odun toplanmasının kısıtlanması da dahil etkilenen ülkelerde ve İskandinavya'da ormanlara uygulanan bir dizi önlem insanların radyasyona maruz kalma miktarını azalttı. Bazı bölgelerdeki yerel halkın düşük gelir düzeyi bu kurallara aldırmamalarına sebep oldu.

Bitki ve hayvanlardaki radyasyon kaynaklı etkiler nelerdi?

20-30 kilometreye kadar olan yüksek radyasyona maruz kalma alanında kozalaklı bitkilerde, toprak omurgasızlarında ve memelilerde artan ölüm oranları ve bitki ve hayvanlarda üreme kaybı görüldü. Bu bölgenin dışında akut radyasyon etkileri rapor edilmedi. Radyasyonun genetik etkileri bitki ve hayvanların hem somatik hem de tohum hücrelerinde gözlediyse de ışınlanma seviyelerinin azalması ile biyolojik topluluklar kendini toparlamaktadır. Yasak Bölgede tarım ve sanayi faaliyetlerinin engellenmesi pek çok bitki ve hayvan nüfusunun genişlemesine ve ortaya çıkmasına izin vermiştir, pardoksal olarak, "eşsiz bir biyoçeşitlilik sığınağı".

Sığınağın sökülmesi ve radyoaktif atıkların yönetimi daha fazla çevresel soruna yol açacak mı?  

Koruyucu sığınak hızlı bir şekilde inşa edildi, bu durum sığınağın kendisinde bazı kusurlara yol açtı ve hasarlı ünitenin durağanlığı ile ilgili verilerin tam olarak elde edilmesine izin vermedi. Aynı zamanda, sığınağın bazı yapısal parçaları geçen yirmi yılda aşındı. Sığınağın başlıca potansiyel tehlikesi üst yapılarının muhtemel çökmesi ve radyoaktif tozun salınmasıdır.

Yakın zamanda bu kararsız yapılar kuvvetlendirildi. Mevcut sığınağı içine alacak ve 100 yıldan daha uzun bir süre hizmet verecek Yeni Güvenli Korunağın yapımına yakın gelecekte başlanacaktır. Yeni korunak mevcut sığınağın sökülmesine, hasarlı üniteden radyoaktif yakıt kütlesinin çıkarılmasına ve en sonunda hasarlı reaktörün sökülmesine izin verecektir.

Önceki iyileştirme faaliyetlerinden gelen yüksek seviyeli ve uzun ömürlü radyoaktif atıkla ilgilenmek için hal kapsamlı bir stratejini geliştirilmesi gerekmektedir. Bu atığın çoğu mevcut atık güvenliği şartlarını karşılamayan siperlerde ve çukurlarda geçici olarak depolanmaktadır.

Ekonomik bedel ne idi?   

Patlama zamanında yürürlükte olan politikalar ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasını takip eden enflasyon ve ekonomik rahatsızlıklar nedeniyle kesin maliyetin hesaplanması imkansızdır.1990'lardan beri 20 yıldır yapılan çeşitli tahminler maliyetleri yüzlerce milyar dolar seviyesinde göstermektedir. Bu maliyetler doğrudan hasarı, kurtarma ve etkileri azaltma ile ilgili harcamaları, insanların göç ettirilmesini, etkilenen halka sağlanan sosyal korunma ve sağlık hizmetlerini, çevre, sağlık ve temiz gıda üretimi ile ilgili araştırmaları, radyasyonun gözlenmesini aynı zamanda tarımsal alanların ve ormanların kullanım dışı kalması ve tarım ve sanayi tesislerinin kapatılması gibi dolaylı kayıpları ve Beyaz Rusya'da nükleer programın iptali ve Çernobil santralının kaybedilmesi nedeniyle oluşan enerji kayıplarının ek maliyetlerini de içermektedir. Masraflar üç ülkenin bütçelerinde çok büyük delikler açmıştır.

Yerel ekonomi açısından başlıca sonuçlar nelerdi?

En kötü darbeyi 784.320 hektarlık arazinin üretim dışı kalmasıyla tarım aldı. 694.200 hektarlık orman alanında kereste üretimi durduruldu. İyileştirme pek çok bölgede "temiz gıda" üretimini mümkün kılsa da kullanılan gübreler, katkı maddeleri ve özel işleme yöntemleri nedeniyle fiyatların artmasına sebep oldu. Tarım güvenli olsa da Çernobil'in kötü şöhreti pazarlama problemlerine ve kazancın azalıp üretimin düşmesine ve bazı tesislerin kapatılmasına yol açtı. Sovyetler Birliği'nin çöküşü nedeniyle oluşan kesintiler, ekonomik durgunluk ve yeni Pazar mekanizmaları ile birleştiğinde bölge ekonomisi zarar gördü ve hayat standartlarının düşmesine, işsizliğe ve yoksulluğun artmasına yol açtı. Radyasyondan etkilensin ya da etkilenmesin tüm tarım alanlarının savunmasız kaldığı görüldü.

Etkilenen bölgelerde yoksulluk özellikle şiddetlidir. Tarım işçilerinin ücretleri düşük olma eğilimindedir ve tarım dışındaki işler sınırlıdır. Pek çok yetenekli ve eğitimli işçi özellikle genç olanlar bölgeyi terk etti. İş ortamı da girişimleri caydırmaktadır ve özel yatırımlar düşüktür.

Çernobil ve sonuçlarının yerel topluluklar üzerindeki etkileri neydi?

116.000'i kazadan hemen sonra olmak üzere 350.000'den fazla insan en ciddi şekilde kirlenen bölgelerden tahliye edildi. İnsanların kayıpları giderilmeye çalışılıp, bedava evler verilip yeniden yerleşme bölgesi konusunda seçenek sunulsa da deneyim sarsıcıydı ve pek çoğunu işsiz ve toplumda yerleri olmadığı inancıyla bıraktı. Araştırmalar evlerinden ayrılmayan ya da geri dönenlerin kazanın sonuçlarıyla ayrılanlara göre daha iyi başa çıktıklarını göstermektedir. Yeniden yerleşim köylerinde eski ve yeni sakinler arasındaki gerilim yeni gelenler için toplumdan dışlanma duygusunu körükledi. Etkilenen bölgelerin demografik yapısı pek çok genç ve yetenekli işçi bölgeyi terk ettiğinden geride kalan daha yaşlı ve yeniden ekonomik canlanma için gerekli yeteneklerin pek azına sahip nüfus nedeniyle kötüleşti.

Yaşlı nüfus ölümlerin doğumları geçmesi demekti bu durum bu bölgelerin yaşamak için tehlikeli bölgeler olduğu algısını pekiştirdi. Ücretler yüksek olsa bile okullar, hastaneler ve diğer temel kamu hizmetleri vasıflı uzman sıkıntısı çekmektedir.

Bireyler üzerindeki etki ne oldu?

Forum'un sağlık raporuna göre, bu güne kadar kazanın yarattığı en büyük toplum sağlığı sorunu Çernobil'in akıl sağlığı üzerindeki etkisi olmuştur. Etkilenen bölgelerdeki insanlar radyasyona maruz kalmaya dayandırdıkları abartılmış bir sağlık tehlikesi hissi ve kısa ömür beklentisi ile birlikte kendi sağlıkları ve iyilikleri ile ilgili olumsuz değerlendirmeler yapmaktadır.   Radyasyonun sağlık etkileri ile ilgili anksiyete hiçbir azalma göstermediği gibi yayılıyor olabilir. Ömür beklentisi dolaşım sistemi hastalıkları, yaralanmalar ve zehirlenmeler ve radyasyonla ilgili olmayan hastalıklar nedeniyle tüm Sovyetler Birliğinde azalmaktaydı.

Hükümetler nasıl tepki verdi?

1991'den sonra, Sovyet koşullarında başlatılan yeniden yerleştirme ve rehabilitasyon programlarının sürdürülemez olduğu görüldü ve proje fonları azalarak pek çok projeyi bitmemiş halde ve terkedilmiş bıraktı vaat edilen pek çok ödenek için yeterli fon bulunamadı. Aynı zamanda, ödenekler çok geniş bir "Çernobil kurbanları" sınıfına sunuldu, şu anda yedi milyon kişi aylık, özel ödenek ve sağlık ödeneği almaktadır bunlara tatiller, garanti edilmiş ödenekler de dahildir. Çernobil ödenekleri diğer alanlardaki kamu harcamalarını  kaynaklardan mahrum bıraktı, ancak, ödeneklerin azaltılması ya da sadece yüksek risk gruplarının hedeflenmesi popüler değildir ve politik sorunlar içermektedir.

Geçmiş yirmi yılda radyasyon seviyelerinin belirgin şekilde düşmesi nedeniyle hükümetlerin radyoaktif açıdan kirli bölge sınıflandırmalarını değiştirmeleri gerekmektedir. Daha önce riskli olarak gösterilen pek çok bölge gerçekte güvenli ve tarım ve yerleşim için uygun durumdadır. Mevcut betimlemeler gösterilen radyasyon seviyelerinin makul kıldığından çok daha sınırlayıcıdır.

Rapor, kaynakların yeniden paylaştırılmasının çıkar gruplarının kuvvetli direnci ile karşılaşma ihtimaline dikkat çekmekle birlikte, önceliklerin keskinleştirilmesine ve programların en çok ihtiyacı olanları hedefleyecek şekilde yoluna koyulmasına olan gereksinime işaret etmektedir.  Bir öneri küçük iş yerlerinin kurulması için finansman sağlanması karşılığında ödeneklerin satın alınmasıdır.    


[1] Beyaz Rusya, Rusya ve Ukrayna ulusal kayıtlarında 1996 itibariyle kaydedildiği gibi

 

BASIN AÇIKLAMASI: Çernobil Nükleer Santral Kazasının Etkileri Hakkında TAEK Basın Açıklaması