ÇERNOBİL NÜKLEER SANTRAL KAZASININ ETKİLERİ HAKKINDA AÇIKLAMA
Yazdırmak İçin Tıklayınız (MS Word)
Çernobil Nükleer Santral kazasının üzerinden geçen yaklaşık yirmi yıl sonra, kazadan kaynaklanan hastalıklar, ölümler ile çevresel ve sosyoekonomik sorulara şimdi daha açık ve net yanıtlar verilebilmektedir.
Tarihin bu en büyük nükleer kazasının etkileri, 20 yıldır yüzlerce bilim adamı tarafından araştırılmaktadır. Araştırmaların sonuçları ilk yıldan başlayarak sayısız sempozyum ve konferansta tartışılmış, bulgular yayımlanmıştır.
Türkiye, kazanın meydana geldiği günden bugüne uluslararası kuruluşlar ve bilim çevrelerince yapılmakta olan bu çalışmaları yakından takip etmektedir. Türkiye'de kazanın hemen ardından başlatılan ölçüm programları ile hava, toprak, gıdalardaki radyoaktivite düzeyleri sürekli izlenmiş, ölçümlerin sonuçları ulusal ve uluslararası toplantılarda sunularak tartışılmıştır. Birinci yılda yayımlanan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Kitabı, yedinci yılda yayımlanan TBMM Araştırma Komisyonu Raporu ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu raporları ile elde edilen bilgiler halkın bilgisine sunulmuştur.
Kazadan 20 yıl sonra, radyasyon nedeniyle geç dönemlerde ortaya çıkması olası etkiler ile ilgili bulgular, şimdi daha net biçimde ortaya konulabilmektedir.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Kazanın Türkiye üzerindeki etkileri değerlendirmek üzere 2005 yılında başlattığı çalışmaların sonuçlarını önümüzdeki aylarda 7 ciltlik bir kitap serisi halinde yayımlayacaktır. TAEK'in kalabalık bir uzman grubu tarafından yürütülmekte olan bu çalışma ile 20 yıllık yüz binlerce veri elektronik ortama aktarılmıştır. Bu veriler en son bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmektedir. Çalışmalar, Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde yürütülmektedir.
Bu bağlamda, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (UN-OCHA), Birleşmiş Milletler Atomik Radyasyonun Etkileri Komitesi (UNSCEAR) ve Dünya Bankası olmak üzere Birleşmiş Milletlerin 8 uzman Ajansı ve kazadan en fazla etkilenen 3 ülkenin (Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna) kazanın etkileri ile ilgili en son araştırmalarını içeren Çernobil Formu, yürütmekte olduğumuz çalışmalara önemli katkılar sağlayacaktır.
"Çernobil Formu" nun özet Basın açıklamasında, kazadan en fazla etkilenen 3 ülkede kaza sırasında reaktörde bulunanlar ve acil kurtarma ekiplerinden yüksek dozda ani ışınlamaya maruz kalanlardan 50 civarında kişinin çoğunluğunun ilk aylarda yaşamını kaybettiği belirtilmektedir.
Radyasyonun geç etkileri için, yüksek dozda radyasyona maruz kalan Çernobil nüfusunda istatistiksel olarak % 3 oranında radyasyon kaynaklı kanser artışı beklenmektedir. Ancak insanların % 25'i radyasyondan kaynaklı olmayan kanser nedeniyle yaşamını kaybettiğinden, bu oranın içinde radyasyon kökenlilerin anlaşılmasının zor olacağı belirtilmektedir..
Basın açıklamasında, yüksek dozda radyasyona maruz kalanlar arasında kaza sırasında çocuk olanlardan 4000 kişinin tiroid kanserine yakalandığı, bu tür kanser valalarında, hayatta kalma olasılığının % 99 olması nedeniyle bugüne kadar 9 ölümün gerçekleştiği yer almaktadır. Etkilenen nüfusta doğurganlığın azalması, doğuştan sakatlıklar gibi sağlık etkilerine rastlanmadığı belirtilmektedir. Yüksek dozda ani ışınlananlar ile yüksek doza maruz kalan diğer acil durum personelinin sıkı bir şekilde, radyoaktif iyoda maruz kalan çocukların tiroid kanseri için, yüksek doz alan işçilerin diğer kanser türleri için takibi öngörülmektedir. Yüksek kaliteli kanser kayıt sisteminin önemi işaret edilmektedir.
Özetle, kazanın sağlık etkilerinin ilk anda korkulduğu kadar büyük olmadığı ifade edilmekte, esas problemin sosyal ve ekonomik olduğuna dikkat çekilmektedir.
BM'in 8 uzman Ajansı ve kazadan en fazla etkilenen 3 ülke tarafından gerçekleştirilecek olan "Çernobil Formu" nun Basın açıklaması ile özetlenen bilgilerin ve TAEK tarafından sürdürülen ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi;
Türkiye'de;
-
Türkiye genelinde ortalama olarak alınan dozun, "halk için uluslararası kuruluşlarca öngörülen doz sınırlarının altında kaldığını",
- Türkiye'nin " ekonomik ve sosyal faktörleri dikkate alarak mümkün olan en düşük dozun alınmasını sağladığını" ortaya koymuştur.
Bu sonuçlar, Türkiye'nin bu krizin yönetimi için gereken herşeyi fazlasıyla yapmış olduğunun göstergesidir.